"Yunus Emre bugün yaşasaydı Divan'daki ifadelerinin aynısını yazardı. Çünkü yaşadığı yıllarda Haçlı saldırıları, Moğol istilaları ve iç huzursuzluklar vardı. O, halkın ekonomik ve sosyal olarak büyük acılar çektiği dönemde, güzellikten, sevgiden ve empati duygusundan bahsederek Anadolu'da birliği sağladı." dedi.
Bugün dünden ne kadar farklı, isimler ve resimler dışında değişen ne? Modern haçlılar ve Moğollar dünü aratmıyor, hatta yıkımlar daha fazla; çevreyi kirletiyor, insanı öldürüyor, fitneleri dünyayı istila ediyor!
Bedenler hasta, gönüller hasta, sosyal doku zayıf, umut uzak ufuk!
Çözüm ne?
"Problemlerimizin çoğunu 'Yunus gibi' bir baba, anne, eş veya öğretmen profilini hayata yansıttığımızda çözebiliriz. O, gününe hapsolmayan biri. Bugün yöneticiler de onun 'gönül diline' kulak kesilmeli. Gönül dili dediğimizde din, dil, ırk, mezhep ve cinsiyet fark etmeksizin her insanı değerli kabul ediyorsunuz. Siyasiler ve yöneticiler bu ahlaki değerleri dikkate aldığında, sorunların uzlaşarak, konuşarak ve empati yaparak çözülebileceğini göreceklerdir."
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Öğretim Üyesi ve Yunus Emre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kamil Sarıtaş'ın sözlerine katılmamak mümkün mü?
Yunus'u anlamak ve Yunus gibi yaşamak kendimizi, toplumu, ülkeyi, dünyayı kurtaracak yol, kısa yol, öz yol...
Hıza, hazza çok kazanmaya esir olmuşlara bu nasıl anlatılır zordur fakat başka da yol var mıdır? Küresel dünya var olmak köklerine sağlam tutunmakla olur, paganlığa teslim olmak, modern hurafelere kanmak, sele kapılmakla değil!
Haçlı ordusu dibimize kadar geldi, biz ne haldeyiz? Savunma sanayimiz gelişti. Eyvallah, gençlerin maneviyatı sosyal yapının sağlamlığı ortada, "Yunus" tan Yunus gibilerden uzaklaşıyor, sanal selin sürükleyişi içindeyiz!
"Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası." dizeleri umudu eksik etmemiz gerektiğini söylüyor buna da eyvallah lakin tehlikeyi görmezden gelemez, tedbirsiz gayretsiz olamayız!
Düşman içimizde ve yakınımızda; her iki düşmanı Yunus ruhaniyeti ve dirayetli yenebilir, sağlam kafa sağlam gönüllü nesillerle bu topraklarda daha nice asırlar yaşadığımız gibi tıpkı önceki gibi dünyada "sulh adası" olabiliriz.
Gençlerimizi ve genlerimizi Yunus yolla buluşturmak bize düşen görev, o yola yeniden düşmeliyiz yoksa düşeriz vesselam.