Yeni devire merhaba...

Hüseyin Eren 25 Nisan 2017 Salı, 09:51

Sonuçlar bütün netliğiyle ortada değil mi, millet iradesini ortaya koymadı mı?

Mizacı bozuk çocuk gibi hırçınlaşmak, olmayanı ispat gibi hezeyana düşmek, vukuu mümkün olmayanı var deme densizliği; bu mu sizin siyaset anlayışınız, bu mu saygınız, bu mu haysiyetiniz dedirtiyor.

Edep yoksa geri ne kalır insan adına.

49 mu büyük, 51 mi; hani derler ya matematik hocan kimdi?

Akıl hocan kim, fikir hocan kim, hangi düşünce tarlasında yetiştin, hangi havzadan besleniyorsun? Sözün arkasında bütün bunlar etkili değil midir, davranışları bunlar belirlemez mi, dünya görüşünü bunlar şekillendirmez mi?

Aynı tarlanın çocukları aynı terane gösterir; başka da ne olur?

İhtilal artıkları ne zaman milletin önünde başına eğmiş?

Hangi seçim yenilgisinden sonra milleti anlama diye dertleri olmuş; olmaz duvarına dayanmaktan başka yaptıkları nedir?

Medeniyet köklerimizden koparan, dilimizi kültürümüzü kesen zihniyet fikren bitti, geleceği yok göreceği de.

Siyaseten çan çekişiyor; sığındıkları tabelayı zaman lodosu bakalım ne zaman savuracak.

Onları konuşmak, onlarla ilgilenmek bile zaman israfı, kalem israfı, zihin israfı.

Çığırtkanlıkları boşta kalıyor, kandırmacaları işe yaramıyor, sözleri sadırlara işlemiyor.

Rüzgârın önünde kuru yaprağın ömrü nedir?

Hayat boşluk kabul etmez; yok olanın onda yeri yoktur.

Zihne yerleşen fikir, akılda yer eden düşünce de öyle değil midir?

Milletin zihni ve aklını okumayan, anlamayan, onunla hemhal olmayan; milletin kalbinde nasıl yer alır?

Siz hangi medeniyetin çocuğu, kimin borazanısınız?

İnsan olmak ve insan kalmak; siyasetin, başarının, makamın, malın önünde ve üstündedir.

Siyasilerin sınavı daha zordur bu bakımdan.

Işıklar, alkışlar, ıslıklar baştaki edep tacını uçurabilir.

Sonuç ortada kazanan millet, kaybeden ders almayanlar.

49 ile 51in sonuç itibariyle yorumluk bir tarafı var mı?

Yeni güne, yeni haftaya, yeni yıla, yeni devire merhaba!

Zamanın tefsirini okuyacağız bundan sonra.