Yeni bir dil lazım...

Hüseyin Eren 03 Eylül 2019 Salı, 07:30

Şehreküstü meydanı çokluk ve çeşitlilikle doluydu; duvarda dev 15 Temmuz şehitlerinin resimleri, yanında büyük Türkiye bayrağı, onun yanında yine aynı büyüklükte Cumhur Reisinin fotoğrafı, Yörük çadırından yükselen marşlar ve ezgiler, savrulan bayrak ve flamalar...

Farklı görüş ve siyasi tarafı temsil eden flamalar, merdivenli meydanda adeta Türkiye görüntüsü sergiliyordu.

Değişik renkler ve sesler meydanda geçenlerce dikkat çekiyordu.

İşte dedi biri; Türkiye bu! Bu insanları ulaşacak ortak bir dil bulmak lazım!

Evet dedi diğeri, ama bu nasıl olacak? Cevabı hemen verilecek gibi değilse de mekanın kendisi bir nebze olsun cevap veriyordu.

Bayrak şehitler, az ötede Şehreküstü camii, arada çeşme, çok sayıda çınar, onun aşağısında Osmangazi heykeli, yukarıda Ulucami...

Bugünü temsil eden Reis'in fotoğrafı...

Dünden bugüne ve yarına akış serüveni...

Meydanlar boşluk kabul etmez, zaman da.

15 Temmuz gecesi meydanlar dolu olmasa idi bugün hangi derin boşluktan çıkmak için uğraşıyor olurduk?

Küçük bir Çanakkale idi o gece yaşananlar; dil aynı dil, ses aynı ses idi.

Malazgirt'te Alparslan'la başlayan dil ve ses yolculuğu, Viyana kapılarında yankılandı; Çanakkale'de direndi, 30 ağustosta yine direndi; 15 temmuzda ölmedim dedi.

Dil, din: Dik durmanın iki mihengi.

Dil ve din köklerimizden koparmaya çalışanlar biraz başarılı olsa da çokça olmadılar; direnç ve mücadele bitmiş değil.

Sokaklar iddiasız nesillerden ibaret değil; küllerin altı korlarla kaplı, zamanı geldiğinde medeniyet sürgünleri olarak yeniden parlayacaklar.

15 temmuz bunun canlı şahidi; meydan o canların resimleri ile şen ve coşkun.

Çınarlar ayakta, çeşmeler akıyor, camiler canlı, Ulucami ilgi merkezi olmayı sürdürüyor.

Dil derinlerde, gönül coğrafyası alabildiğine geniş; kuvvetli bir dokunuş bekliyor.

Medeniyet kumaşı Anadolu tezgahında dokunmaya başladı; düşmanlarımız bunu çok iyi biliyor; Osmanlı ölmedi Anadolu toprağında nadasta, yazılım güncellemesi yapıyor.

Şehreküstü meydanı, şehitler meydanı olarak değişti; mücadele değişmedi, değişmeyecek.

Yakından uzağa 15 temmuz, 30 ağustos, Çanakkale...

Değişen isimler resimler yazılımlar...

Evet, çokluğu ve çeşitliliği birleştirecek yeni bir dil lazım.

Bu dili bulduğumuzda çok şeyler kısa sürede çözüme kavuşacak.