Virajı dönmek

Hüseyin Eren 01 Ekim 2019 Salı, 07:30

Deprem korkusu kapımızı çaldı yine; umulmadık zamanda umulmadık şekilde! Her ne kadar 20 yıldır konuşuyor olsak da uzmanların tam dediği şekilde olmadı.

Öyle ya da böyle İstanbul bir şekilde sarsıldı! Ekranlar uzmanlarla doldu, halk tabanında konuşma zemini depreme kaydı.

Asıl sosyal medya sallandı!

20 yıldır konuşuyoruz kaç arpa yol aldık? Hiç bir şey yapılmadı demek doğru değil; yapılması gerekenlerin yanında az şey yapıldığı da doğru.

Acı olan zihin zeminimizin daha da çürüdüğü, ahlaki ve kültürel kayganlığın arttığı, sosyal fayların patladığı gerçekliğini görmememiz, göremememiz, görmek istemeyişimiz!

Bu acı gerçekliği ne zaman görecekte ciddi çareler arayacağız? Aile, okul, sokak, medya, kültür politikaları; her koldan her yönden bütüncül bir hücum göstereceğiz?

Kentsel dönüşüm ortada; bu zihin zemininde bu kadar oluyor.

Şehirler ranta kurban gitti, gidiyor.

İki yüzyıllık medeniyet kaymasında kaç sosyal deprem yaşadık; yaşadıklarımız da onun devamı niteliğinde.

Zihni aydın, kalbi selim, aklı istikametli aydınlar olsa da yol gösterse; adam yokluğu en çok hissedilen yokluk!

Çürük iplikle elbise dikmek nasıl mümkün değilse böylesi bir hali terk etmedikçe sağlam zeminde sağlam nesiller yetiştirmemiz ve bu medeniyet krizini aşmamız mümkün değil.

Umutsuzluk dağları yüksek olsa da onu aşacak umut yollar hep vardır.

Son yıllarda iyi şeyler de olmuyor değil, bu iyilik daha da hızlı olabilir.

Bilim ve kurtarıcılık sosu verilmiş paganizm yükü daha fazla taşınılamaz gerçekliğini hepimizin görmesi gerekiyor.

Daha çok korku yaşar, beka meselesini çok konuşuruz.

Evlerimiz kadar kalp evlerimiz de tehlikede, faylar kadar vatan sathını sarsan sosyal faylar da hareket halinde...

Bakalım iki yüzyıllık virajı dönebilecek miyiz?