Sirk Riski

Hüseyin Eren 23 Ocak 2018 Salı, 07:26

Bazen farkında olmadan baskı kurarız karsımızdaki kimseye. Yeni tanışmış konuşuyoruzdur; ne işyapıyorsun, nerelisin, içinden mi kabilinden klasik sorular, uzayan nağmeler!

Şunu yaptın mı, şöyle yapsaydın,  böyle yap kipli kelimeler incittiği ve ister istemez karşı refleks oluşturduğudüşünülmez böylesi konuşmalarda. Saz ele alınmıştır bir kere bırakılmaz; sazendeler sussun!

İncelik, zarafet, saygı; kelimelere kurbandır. Kipli konuşmalar sürüp gider.

Okuduğumuz kitabi çok beğenmişizdir, onun etkisiyle sıkça ondan bahseder başkaları da okusun isteriz. Bu bahsetme bazen sıkar dostları; farkında olmadan onlar üzerinde baskı kurduğumuzdan habersizizdir.

Birine beğendiğimbir kitap tavsiye etmiştim de onda ters aksu amel yaptığını görünce oluştu bu düşünceler bende.

Herkes ayrı bir alem ve o alemin akış seyri devamlı değişiyor. Zaman selinde bir daha ayni akış gelmiyor.

Size göre öyle başkasına göre öyle değil. Zevkin, rengin ve seyrin tartışması olur mu?

Kimi o an aklın önceliğinde düşüncelidir; kimi kalbin hissiyatında duygusal. Ters telkin bir nevi baskı değil midir?

Bilmeden baskı yaptığımın farkında olmam daha bilmeden nice yanlışlar yaptığımı düşündürdü!

İki günü eşit sanan ziyanda değil midir?

Yeni tanıştığım ve konuşmasını seven birinin yönlendirmede ısrarcı tavrı; bu iki tabloyu karşılaştırdığımda karşıma nezaketten uzak, kibarlıktan beribir hal çıktı.

Üçüncü bir hal yaşadım; kendine göre doğru gerçekte yanlışlığı açık bir hükmün hakkında zorlayan bir tavır; bunu yakın bir arkadaşın, dostun yapması daha bir üzücü ve kırıcı.

Ne var ki dostluğu sınıra taşıdığının farkında değil!

Bu üç hal küçük gibi görünse de derinleştiğinde ve devam ettiğinde hayatı heder, dostlukları zedeler. Naif bir halde aniden beliren öfke, çok şeyi birden bozabilir!

Naiflik, sabır ve öfke arasındaki mesafe hem yakın, hem uzak. Bu ince ve kalın duvar üzerindesirk yapma risk almaya değmez doğrusu.

İyisi mi kibarlıktan, nezaketten, edeptenuzak olmamak vesselam.