Sesimiz çıkıyor mu?

Hüseyin Eren 23 Şubat 2021 Salı, 07:30

Attar der ki "Kanaatten nasibi olmayanı dünya malı nasıl zengin etsin?" unuttuğumuz, unutturulduğumuz şey kanaat ve çoğu zaman da yanlış anladığımız bir kavram. Keza tevekkül de öyle; ikisi birbirine yakın, birbirine bakan ve tamamlayan kavramlar.

Bu ikisine üçüncüsünü ekleyelim; iktisat. Üçüne sahip olan hazineye sahip olmuş demektir ki hikmete erişmiştir. Ayetin ifadesi ile kendisine hikmet verilen çok hayır verilmiştir.

Hayır hikmet hayatın hayatı; bunlardan yoksun olan fakirin fakiri; istediği kadar mal biriktirsin sonuç değişmez.

Başlangıcını unutan, ahirini göremeyen insan basiretten mahrum insan; ne bilir kanaati, tevekkülü, iktisadı; o cehaletle malı israf eder, sosyal hayatı ifsat eder, çevreyi kirletir, dünyayı zulüm ile doldurur. Böylesini ne temizler, dünya böylelerinden nasıl temizlenir?

İnsan olanların omzunda insanlık onurunu taşımak gibi bir sorumluluğu var; ölmüş kalpler kıpırdamadığı için rahat haram yer, rahat zulüm eder, rahat ifsat eder!

Bu nasıl dünya? Yaşadığımız dünyanın ekseri böyle değil mi?

Attar gibiler uyarıyor, hatırlatıyor; yüzyıllar öncesinden yüzyıllar sonrasına; nice yüzyıllar nice hikmet sahibi kimseler benzer ifadelerle uyarıyor insanlık düşmesin, insanlık uyansın diye!

Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz demişler; doyumsuz haz peşinde koşan zihniyete ne söyler bu söz; bir kulaktan girip öbür kulaktan çıkmaz bile duvara çarpıp döner!

Teknolojik ayartı ile tevekkülü anlatmak, bilgi obezliği ile hikmeti hatırlatmak, haz hızı ile iktisadı öğretmek nasıl olursa o kadar olur günümüz dünyasında! Sözler uçuşur mesaj kutularında, paylaşılarak savrulur parmak uçlarında; akla girmez, kalbe işlemez, idrake yerleşmez; ne fayda!

Bunlar yaşanarak gösterilir; yaşamdan önce içselleştirilir; sonra sosyal çevreye, sosyal medyayla yayılır, bunun için teknoloji nimetinden istifade edilir.

Zengin olma hırsı ile hayatı fakirleştiren anlayış hikmet öğretisi ile tedavi edilir. Hikmetten yoksun dünya insanının dünyayı neye çevirdiğini görüyoruz; hala hırs peşinde, kibir ve kin peşinde!

Gök kubbeden çok insan geçti; o geçenler şimdi toprak altında; mesele hikmet adına, hayır adına, hakikat adına hoş bir seda bırakmak; o ses yeni hayatta karşımıza çıkacak çünkü.

Sesimiz çıkıyor mu; hiç mi yok, cılız mı, gür mü? Olabildiğince gür çıkarmaya çalışmak; hırs burada lazım, çalışmada kanaat olmaz, neticede olur.