Saim Bey'i dinlerken

Hüseyin Eren 17 Eylül 2019 Salı, 07:30

Mezun olduğum üniversite rektörünü dinlerken dışarıda çam ağaçları rüzgardan savruluyordu; yanımdaki gazeteci arkadaşın kulağına eğildim: "Bu ağaçları biz diktik!"

Rüzgar gibi geçen yıllar, savrulup giden ömür...

42 yıldır bu üniversitedeyim dedi Saim bey ve rektörlük görevini iyi bir şekilde yaparak memuriyet hayatımı taçlandırmak istiyorum.

Yol haritasını bir özdeyişle özetledi; "Danışan yanılmaz, danışmayan yolda yanılırmış"

O günkü iç dünyamda yankı uyandırdı bu söz, bildiğimiz bir şeydi belki de hatırlamak iyi geldi; bu da eğitimin bir parçası değil mi?

Hayat Üniversitesinden ölünce mezun olunur; herkes yaşadığı müddetçe hem rektör, hem öğrencidir o üniversitede!

Acı keder, sevinç mutluluk, başarı başarısızlık ne varsa yaşanır o üniversitede.

Gayret insan olmak içindir, paye insan olmaktır, netice insan olarak noktalamaktır hayatı!

İnsan olmak gibi derdi olanlar için bütün bunlar.

Güne gelirsek; Uludağ Üniversitesi ülkemizde 26, dünyada 1126 sırada, iyi mi? Hiç de değil!

Şehrin gerisinde bir üniversite, bu haliyle şehre nasıl lokomotif olacak?

Saim Kılavuz Bey, iyileşmenin 2021, 2023 görüşeceğini söyledi.

Dileğimiz memurluk hayatını iyi bir rektörlük yaparak taçlandırması, hayata her yönden donanımlı öğrenciler yetişmesi, nitelikli insan sayımızın artması...

Bursa'nın kazanması, ülkemizin kazanması, insanlığın kazanması...

Ömür rüzgarı hızlı esiyor, kaybedecek vakit yok vesselam.