Reis'in türküsü

Hüseyin Eren 25 Ekim 2016 Salı, 09:01

15 Temmuz Şehitler Meydanı Reis'in okuduğu Bursa türküsü ile şenlendi; umudun insanı olduğunu perçinledi yine. Bursa'nın, ülkenin, mazlum milletlerin umudu...

Türkülerimiz; yüreğimizin sesi, umudumuzun terennümü, hüznümüzün dili. O dili biliyor Tayyib Bey; okuduğu şiir yüzünden hapse girmemiş miydi? Uzun adam; O uzun yürüyüşün bestesini yapmış meğer Kehf Mağarasında.

Durmak Yok Yola Devam; basit bir slogan değil. Bizi durdurulalı en az iki yüzyıl oldu; derinlikli medeniyet kökümüz dip diri duruyor; gövdemizi yaralandı sadece.

Gönül göğsümüze üç kıta, yedi iklim, üç din, 10'un üzerinde millet sığdı nice yüzyıl. Adalet ve barış, ilim ve irfan, edep medeniyetimizin saç ayakları idi. İnsanlığın soluklandığı son ada; haramilerin işgali ile soldu fakat sonlanmadı, tarumar oldu ama çöl olmadı.

Medeniyet türkümüzün sesi kısıldı, susmadı. Susamazdık, dünya bize susamışken susmayacağız...

Seferihisar'da yola düştü Reis; türküsünü duyan takıldı peşine. Onu sıradan bir lider olarak görmek eksik bir bakış; ülkenin, bölgenin, tarihin ona yüklediği misyon, asıl hüviyetinin büyüklüğünü gösteriyor.

Sinirlerimizi bozdular sınır ötesine geçtik; Anadolu bize dar gelmişti Balkanlara, Orta Avrupa'ya kadar gitmiştik. Musul; Misak-ı Milli'nin içinde bir vatan parçası.

İçeriden ve dışarıdan örgüt sürüsü ile saldırırlarken oturup duracak değiliz ya!

Hasta AB, hastalıklı ABD zayıfladıkça saldırganlaşıyor, saldırganlaştıkça küçülüyor ve yalnızlaşıyorlar. Dünya sizi istemiyor artık. Bu bölge hiç istemiyor, bu ülke daha da hiç. Hiçsiniz...

Ne değeriniz kaldı, ne insanlık nezdinde itibarınız. Köksüzlüğün sonbaharında çığlınız yükseliyor.

Bizim Reis milletinin, mazlum milletlerin türküsünü söylüyor meydanlarda. Sağır sultanlar duymasa da olur, körler görmese, kalpsizler hissetmese de...

Başkanlık sistemini tartışa durun millet onu zaten Başkan olarak seçti, Reis diye bağrına bastı.

Reis bir türkü daha söylesen; eğitim müfredatını medeniyet geçmişimize yaraşır şekilde yeniden düzenlesek, hurafelerden, masallardan ayıklasak; sistemleşsek, kurumsallaşsak, eksenimizde yeniden kökleşsek ve yeni bir medeniyet ağacına dönüşsek...

Bir de Ayasofya ile yeniden fethe açılsak.

Ayasofya Musul'dan ırak değil; gönül camimiz hüzünden kurtulsa, coşsa taşsa aksa; şehirlere, kıtalara...