Rehavet mi nekahet mi?

Hüseyin Eren 12 Ocak 2021 Salı, 07:30

'İhtilaller devri kapandı, bundan sonra olmaz' demek rehavetine kapılmak için çok erken. En yakın 15 Temmuz'u yaşamışken ne rehaveti ne rahatlığı; 31 Mart'la adeta gelenekleşen ihtilaller zinciri; adını, sanını, şanını değiştirse de değişmeyen kara derinliği ile milleti ve devleti hep zora soktu!

Derinliğini şefkat ve şeffaflıktan alan bir devlet ütopik görünse de gönül öyle arzu ediyor. devletin hücrelerine giren virüs zihniyeti temizlemek; elleri kolonya sürme, yüzü maske takma, mesafeyi koruma kolaylığı gibi olmuyor.

İltihap halin dışa yansıması değil mi ihtilaller? O hastalıklı hal zaman zaman depreşiyor. İstedikleri; ülkeyi kendi ideoloji istikametlerine sokmak. Çıkmaz sokakta kaç defa duvara vurduk, hala mı?

Evet, onlar için hala; dünya değişti onlar değişmedi. Zarar vermedikçe kendi hallerinde bırakmakta fayda var. Tanpınar'ın ifadesi ile "sükût suikastı" ile yok oluşa terk etmek!

Vücut ülkesi gibi ülke vücudu da bağışıklık sisteminin güçlülüğü ile ayakta durur ve hayatını sürdürür. Damarlardaki kan; taze, temiz ve hızlı akıyorsa hasta olma ihtimali ve ihtilal yapma hastalığı azalır; mikroplar tamamen temizlenmez çünkü onların varlığı zindelik için gereklidir. Yeterince ihtilal aşısı yaptık!

Taze nesiller, temiz bir eğitimle çağın gereklilikleri ile donatılıyorsa; şefkat ve şeffaflık devleti inşa ediliyordur.

'31 Mart vakasını yapanlar layığınca cezalandırılsa idi ihtilaller zinciri başlamazdı' demek bugün için bir şey ifade etmiyor. Mühim olan yarın için bugün ne yapıyoruz, yaşanmış acı tecrübelerden ne ders çıkardık ki onları başlama cesareti bile bırakmayalım!

Konu sadece siyasileri ilgilendiren bir konu değil. Ahmaklar hariç ülkesini seven herkesi ilgilendiren bir konu. Her birimize düşen görevler var, yükümlülüklerden kaçmak gibi bir hafifliğimiz de yok!

Sağlık için dengeli beslenmek, spor yapmak ne ise; ülke için de dengeli iyi bir eğitim almak, kendini eğitmek, esnek zihinle farklılıklardan beslenmek bir o kadar da adalet ve iyimserlikten ayrılmamak; hücre hücre bunu içselleştirmek; yapmamız gereken şeylerden.

Kuru laf salatası değil de ilim ve hikmetle dolmak ve doymak safhalarını geçersek belki biraz olsun rehavete girebiliriz; şu an rehavet değil nekahet dönemindeyiz!