Öyle değil mi Reis?

Hüseyin Eren 26 Temmuz 2016 Salı, 09:25

Ekranlara kareler düştükçe; tehlikenin büyüklüğü ve destansı direniş daha bir berrak görünüyor. İhanet ürkütüyor, kahramanlık sahneleri şaşırtıyor; bir milletin küllerinden yeniden doğuşu coşturuyor...

Şer şebekeleri şaşıra dursun, ifsat komiteleri kudura dursun; devlet ve millet ekseni akıyor, köküne yöneliyor, aslına açılıyor...

Beştepe'de sabah ezanı okuyan Cumhur'un Reisi; istikbale muştu gönderiyor; belki yarın belki yarından da yakın istikbale; bir cuma günü Ayasofya'da namaz kıldıracağı muştusunu.

Tankların üzerine tek başına yürüyen kadın, tankların önüne yatan insanlar; daha nice destansı kareler; hesapları alt üst ediyor, senaryoyu ters yüz ediyor, hesapları bozuyor...

Salalar karanlığı deliyor sabah ezanı aydınlığı getiriyor; şimdi sıra cuma namazında!

Büyük sıkıntılar, büyük kırılmalar, büyük çalkantılar; yeni dönemin, yenibaharın, yeni günün yaklaştığın habercisi, değişimin kapıya dayandığının, yolun netleştiğinin belirtisi...

Bu belirtiyi gören idrak, suyun akışını hisseden halklarla tarih kanatlanır, medeniyet mihverine oturur. Şimdilerde tam da bu sinerji var ülkemizde, böylesi bir birliktelik var yüreklerde; bu hareketlilik, bu enerji heba edilmez yerinde kullanılır ve yerine kanalize edilirse...

Köklerimizin derinliğinden ufkun ötesine geçmemiz aklın şaşacağı hızlılıkta gerçekleşebilir. Ekonomide, sanatta, siyasette, sanayide, ilimde, fende, teknolojide dâhiyane ilerlemelerle; bölgemizde, gönül coğrafyamıza, dünyada örnek gösterilir; savaşa, kine, nefrete, fesada, sefahate akan dünyayı dur diyebiliriz.

Bize ihtilalle dur demek isteyenlere o zaman dur demiş ve onlardan gerçek intikamı almış olur, ihtilale teşebbüs etiklerini bin pişman etmiş oluruz.

Bazen şerden hayır doğarmış, çirkinlikten güzellik; ifrat ve tefritlere düşmezsek böylesi kesişme noktasındayız...

Bin yıldır taşıdığımız bayrağı yeniden kavrama, kabzama ve en yüksek burçlara taşıma görev i- iki yüzyıldı bocalamamız, son yaşanan hadiseler -  bu toprağın insanına ait olduğunu gösteriyor.

Ezan okundu, sıra cuma namazında.

Ertuğrul Gazi'nin torunları, Ulubatlı Hasan'ın evlatları tanklara tek karşı tek başına yürümesinin bir değil bin anlamı var...

Akıl ile düşünme, kalp ile dinleme deminde; ifrat ve tefritlere kapılmadan sırat müstakimde birlikte yürüme ve medeniyet inşa etme şuuru; bizi fetih muştusuna, Ayasofya'da cuma namazı kılma azizliğine götürür.

Öyle değil mi Reis?