Niyet neye "niyet" ?

Hüseyin Eren 02 Nisan 2019 Salı, 06:57

Cehalet karanlığından aydınlığa çıkmakda iyi niyet yeterli olur mu? Tek başına niyet neyi çözer? Niyet kötü ise başta her şey kaybedilmiştir, iyi ise her şey kazanılmış da değildir.

Akıl uyarır dikkate alanlara, vicdan hatırlatır uyanlara, kalp hissettirir hassas olanlara... Sadece akıl aydınlığı dünyaya huzur getirmedi; işte batı medeniyeti ve türevleri, yaşıyor olduğumuz dünyanın bugünkü hali, tasvire gerek var mı?

Gök ile irtibatın kesilmesi yere çakılmakla sonuçlandı ve yer küre zulüm ve fesat karanlığında kaldı.

Muhakemesiz ve aklı öteleyen bakış da başka eksiklere netice verdi, yeryüzü yine aydınlanamadı. İyilik yapayım derken farkında olmadan kötülük yapıldı bazı denge yoksunu kimselerce; bunun adı ahmaklık.

İnsanlık serüveni bunun örneklikleri ile dolu olduğu gibi günlük hayatta da bunlarla çokça karşılaşıyoruz.

Eksik bilgi, muhakemesiz bakışla verilen hissi hükümler - niyet iyi de olsa - netice iyi olmuyor; yeni kırılmalar, çatırdamalar, çarpışmalara zemin hazırlanmış oluyor. Adeta bilardo topları yerinden oynuyor, durdurmak istesen de durmuyor artık.

"Dünyadaki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve aydınlatılmamışsa, iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir..." böyle demiş Albert Camus

Bilgi sahibi olmak cahillikten kurtulmak mıdır, bilgi zengini cahiller daha tehlikeli değil mi Camus? Cehalet kavramı da aydınlatılmaya muhtaç.

Bilgi üreten teknoloji, teknoloji üreten bilgi; dünyayı sulha yakın etmedi, daha ölümcül silahlar üretildi, üretiliyor, fitneler çoğaldı, zulümler arttı Albert.

Vahyi dinleyen hikmet; evet aydınlık; cehalet karanlığı defeden aydınlık, niyet de iyi, akıbet de iyi.

Bu dengeyi güç bulmuş insanlık, dengeyi bulduktan sonra da muhafazasında zorlanmış, yitirdiğinde de dünya; zalimlerin at oynattığı yurt olmuş.

 Kopuk, eksik, mihverinden çıkmış dünya hali yaşıyoruz günlük hayatta ve kürenin günlüğünde.

Camus öyle demiş de Puşkin ne demiş "Yaşamak istiyorum, düşünmek ve acı çekmek için"

Düşünen biraz acı çeker, acı merdivenlerini çıkmadan hakikatle nasıl yüzleşilir? Niyette hakikate erişmek varsa tabii, yoksa istediğin kadar bilgi sahibi ol, kör cahilsindir.

Camus, Puşkin konuştu oldu olacak Atilla İlhan da konuşsun; "Hem artıyım hem eksiyim, ölmeye başlamış biriyim, yumak yumak çelişkiyim, içim kıvılcım pazarı."