Özgünlüğün türküsünü özgürce söylemek

Hüseyin Eren 14 Ağustos 2018 Salı, 06:40

   Özgürlük ve özgünlük zihnimin kıvrımlarında geziniyor; hangisi önce gelen bir zenginliktir, biri diğeri olmadan olabilir mi? Bir başına bir şey ifade eder mi özgürlük, özgünlük neyin neticesi ve eseri? Sorular zinciri zikzaklar çizdikçe, zihin özgünlük yolunda ilerliyor.

   Sormadan hangi cevap alınmış, sorgulamadan hangi neticeye ulaşılmış, sorun etmeden hangi çözüme ulaşılmış? Galiba özgünlüğün başı sormak ve soruların peşi sıra yürümek; nereye götüreceğini, neyi netice vereceğini, nasıl bir sonuca ulaştıracağını bilmeden ilerlemek...

   Cevaplar yeni sorulara netice verir; neticesiz devam eder, özgünlük peşinde özgürce koşturmak... Netice, nihai sonuç yok; son varsa özgünlük kaybolmuş, özgürlük yitirilmiştir.

   Özgünlük içsel bir kavram; özgürlükse bunun dışa yansıması. Özgürlük ne kadar fazla ise özgünlüğün ifadesi o kadar kolaydır. Yüzümüz aynı olmadığı gibi yüreğimiz de aynı değildir; parmak izlerimiz değişik olduğu gibi duygu dilimiz de başkadır; gözlerimiz farklı olduğu gibi gönlümüz da farklıdır, bu bakımdan özgün olmayanımız yoktur, özgünlüğünü fark edemeyen vardır.

   Sıradanlık ne kadar sıkıcı ise özgünlüğü ve etrafındaki özgünlüğü fark edememek de o kadar sıkıcıdır.

   Her gün doğan güneş aynı güneştir ama her gün aynı yerden doğmaz ve batmaz; ayak bastığı uzay boşluğuna bir daha basmaz; mevsim mevsim gezer, ışık ellerle desenler çizer zamanın rengine. Bunu fark edemeyen her bir ayrı göz, özgünlüğü görememiş kâinat içinde özgürce seyahat etmenin tadına varamamıştır, ne büyük hapis.

   Ay, hep aynı ay değildir; hilal olur, dolunay olur, incelir, karanlığa kaybolur; sonra tekrar doğar; özgünlük ve özgürlük onun doğasında var; özgünlüğün güzelliğini görememek ve bunu güzelce ifade edememek ne büyük körlük.  

   Ya yıldızlar, yerin yıldızları çiçekler? Gök ne kadar özgürlüğün simgesi ise yer de o kadar özgünlüğün simgesi; kuşlar neden yerle gök arasında uçar, kanatlarının biri özgünlük, diğeri özgürlük ifadesi mi? Hürriyet deyince neden onlar akla gelir; nedendir ayaklarımız yere değerken gözümüz göğü gözler, hayalimiz uçsuz bucaksız evrende gezinir, âlemlerde gezinir?

   Düşünüyorsan nedenin var? Nedenin yoksa nedendir yaşamak; zihni hapsolmuşluk, göreceliğe kapanmışlık, sıradanlığa sarılmışlık; yeryüzünü hapishaneye göğü kurşuni tavana çevirir.

   Üzgünüm özgünlüğü ve özgürlüğü ifade edemedim; öz cümle ile söylersem; düşüncelerimizi sıradanlıktan kurtarmadıkça, bakışlarımızı bayağılıktan ayırmadıkça özgünlüğün türküsünü özgürce söyleyemeyiz.