Men dakka dükka

Hüseyin Eren 11 Aralık 2018 Salı, 08:16

"Arap Baharı" Tunus'ta başlar ve coğrafyaya yayılır; şimdiki hal ortada; değişen isimler ve resimler oldu. Gerçek bahar umut ufkunda gelmeyi bekliyor.

Daha adı konmadı ama "Avrupa sonbaharının" ayak sesleri Paris sokaklarında duyulmaya başladı. Londra, Berlin, Roma bundan uzak kalamaz hatta Atlantik ötesi.

Değişim bu dünyanın değişmeyen döngüsü. Dünya dönmeye başladığından beri bu döngü devam ediyor, edecek de...

SSCB'yi dağıtan, Arap coğrafyasını toza dumana katan döngü suyun ötesi Avrupa kıtasını es geçecek değil ya!

Bir zamanların " Fransız İhtilali" dünyayı derinden etkilemişti; köyleşmiş dünya şimdi daha hızlı etkilenir.

Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler deyimi zihinlerde yer etmiş bir deyim. Fransız polisi bu saatten sonra göstericilere pasta verse neyi çözer!

Fransa Başkanı'nın başına atılan yumurta pastada pay alma savaşının dramatik hali.

Anadolu Ajansı canlı yayın ekibi Paris sokaklarında dolaşabilir mi? Gezi Olayları'nda bize neler demişti sözde hürriyet savunucusu o ülkeler.

Şimdi sınanma vakti onlarda!

Bağdat yanarken, Kudüs yüzyıldır ağlarken ne dediniz, ne yaptınız?

Bizden ötesi cehennem demişti "Sartre". Dünyanım efendisi siz değilsiniz ki nerenin cennet, nerenin cehennem olacağını tayin edesiniz!

Tunus Fransa'ya ne kadar uzak ne kadar yakın; arada bir Akdeniz deresi var.

İlkbahar ile sonbahar birbirine ne kadaryakın veya uzak ise iki ülke, iki kıta, iki kültür, iki medeniyet de o kadar yakın ve uzaklar!

Kıtaların kültürlerin medeniyetlerin de mevsimi vardır; bir bakmışın bahar, bir bakmışın sonbahar. Arada "an" farkı var.

Evet olaylardan endişe duyuyor, taraflara ihtiyat telkin ediyoruz!

Avrupa olaylara Fransız kalamaz; Atlantik ötesi de!

Bir Arap atasözü var; "Men dakka dükka". Çalma kapıyı çalarlar kapını.

Tarihin kapıları yeniden açılıyor; kapalı kapılar ardında ne kadar senaryo hazırlansa da nihayetinde olacak olan oluyor vesselam.