Medeniyet elması

Hüseyin Eren 22 Ekim 2019 Salı, 07:00

Son askeri başarımızın evveliyatı var; 1040 Dandanakan Savaşı! Bu savaşla Afganistan, İran o bölge kontrolümüze geçiyor ve 1071 Malazgirt savaşı ile tarihi yürüyüşümüz başlıyor.

Viyana kapılarında duraksıyor bu yürüyüş! İkinci Viyana kuşatmasından 16 yıl sonra kaybediş ve geriye dönüş başlıyor.

Büyük kayıp; güvenini yitirmek, moral değerlerinin çözülmesi, kökünden kopuş!

Sakarya Meydan Muharebesi'nde tekrar frene basılıyor. Ondan öncesi Çanakkale'yi "geçilmez" yapan destansı duruşumuzu unutmamak gerek.

Tufan Gündüz, "Tarih Bizi Çağırıyor" söyleşisinde önemli bir cümle sarf etti; "Savaşa kazanmak için girilmez, yenilmez olduğunuzu göstermek için girilir"

Yenen yene yürüdük orta Avrupa içlerine kadar; sonra sarkaç terse dönmeye başladı yenile yenile Sakarya'ya kadar çekildik; ondan sonra da hiç yenilmedik, yenilmez olduğumuzu gösterdik!

Bunu 74 Kıbrıs harekâtında gösterdik, en zayıf olduğumuz 90 yıllarda teröre boğun eğmedik, 15 Temmuzda bunu perçinledik, şimdi hücum zamanı!

Düşmanın gelmesini beklemeden yerinde etkisiz bırakma; askeri ve diplomatik olarak. Suriye içlerine girişimizle içimizde uyanan "Fatih Millet" damarı.

Suların akış değişimi, tarihi kırılma, zaman nöbeti... Ne derseniz deyin.

Zaman hep düz gitmez; Aziz olanlar ve zelil olanlar sarkacında döner durur dünya. Dibi gördük, dipte yaşadık şimdi sanki yükseliş devrindeyiz.

Siyaset, parti, lider! Asıl etmen bunlar değildir, bunların etkisi vardır elbet; asıl olan zaman saatin çalması, kaderin nakşı, millet ekseriyetinin yükselen duyguları, düşünceleri, eylemleridir.

Kök çürümedi ki. Ağacı budayan budalalar bu iş bitti dediler, biten ve başlayan ne olduğunu bir kez daha görecekler!

Hamakat kafalı marjinallerle, münafık davranan dâhililer bunu görmüyor; körlerden ne beklenir!

Hamaset zamanı da değil, belki de zorlu süreç şimdi başlıyor; tümsekte yürüyen tekerleğe son anda bir şey olmazsa zirve yollar uzak değil!

Umut fakirin ekmeği! Aç ölmekten iyi değil mi?

İlimde, fende, teknolojide, sanatta, edebiyatta, kültürde toplu bir hücumla yeniden medeniyet kulvarına çıkmadıkça da kaybettiğimiz "kızıl elmayı" erişmemiz güç olacak vesselam.