Levhaları okumak

Hüseyin Eren 15 Haziran 2021 Salı, 07:30

"Yanlışlar doğruyu gösteren işaret levhalarıdır" sözü sohbet arasında söylendi, unutmayayım diye zihnimin bir köşesine, sonra bu satırlara yazdım. Söyleyenin kim olduğu çok önemli mi, değil aslında; asıl olan hakikatin dillendirilmesi, ifade edilmesi.

Sanala dalınmış, sanalla uyurgezer olunmuşken böylesi hikmet sohbetler iyice azaldı; kuraklık deniyor ya bu da ciddi bir kuraklık, kimlik kaybına yol açan ciddi bir fukaralık! Görselliğin sultasında söz örseleniyor; neredeyse işaretlerle, hazır sunulmuş sembollerle iletişime geçeceğiz!

İletişim yüksek fakat anlama ve anlaşma az! Bu yanlış levhayı nasıl okuyacağız?

En başta farkındalıklı düşünme, dağınık hadiseleri bütünleştirme, bir şeyi evveli ve ahiri ile buluşturma, görünenin arkasında gösterilmek isteneni görme çabasıyla...

Edep bazen edepsizden öğrenilirmiş; doğru da yanlıştan, güzellik de çirkinlikten öğrenebilinir. Yollar hep düz gitmez; geçmiş hep geri gelecek de hep ileri değildir; zamanın dairevi döngüsü vardır.

Gülün arkasında saklı dikeni görmeden gülü tanımak mümkün değildir. Dikensiz gül yanlış okumadır, böylesi hayat arayışı yanlış arayıştır. Levhaları iyi okuyamadığımızdan hayatta ne çok yanlış yaparız.

Sanalla, reklamlarla öyle bir dünya sunulur ki zihin karmaşaya girer, kalp karışır, levhaları okumak zorlaşır; hazır sunulan kabullenilir!

Görmede problem olunca levhanın ne yazdığı pek fark etmez; basiret yitirilince yollar bile yol göstermez olur.

Levhalara ibret nazarla bakan ayık gönüller; dar geçitlerden kolay geçer, iğne deliğinden evrenleri seyreder, en olumsuz şeylerden umut devşirir!

Doğuşun ve batışın, ölümün ve hayatın ince perdelerinden ötelere geçerler böyleleri... Çok karanlığın bir ötesi aydınlık levha olduğunu okurlar; o okuyuşla hayatı adımlarlar.

Dost, sohbet, hikmet... Konfora ve zevke alışmışların uzağındaki levhalar; bu yanlış levhaları iyiye yöneltecek olan yine iyilerin gayretleri olacak vesselam.