Karne ile yüzleşmek

Hüseyin Eren 23 Haziran 2020 Salı, 07:30

Ekonomiler kırılgan olduğu gibi insan psikolojileri de kırılgan oldu sanal dönen dünyada; bir virüs hiç iken neye bedel olduğu görüldü, görülüyor; her şey her şeyle ilintili ve bağlantılı.

İnsan dünyadan, dünya kâinattan koparılmayacak kadar iç içe ve birbirine girmiş. Atomlar, atom altı parçacıkların kararsız gibi görünen savruluşu gerçekte kader kalıbı ile şekillenişi gibi; hadiseler, her bir insanın başına gelenler de aynı ağın bir parçası...

Parçayı bütünden, bütünü parçadan ayrı düşünmek mümkün değil; ayrı düşünmek atomu yıldızdan, yıldızı zerreden koparmak gibi bir şey.

Küresel köyde aşağı mahalleden çıkan virüs, haber, görüntü aynı anda yukarı mahallede; daha doğrusu mahalle kavramı, mekân ve zaman kavramı göreceli oldu; ikisi de yeniden okunmayı bekliyor!

Değişmeyen ne? Dünyanın dönmesi, insanın insana zulmü, bitmeyen hakikat arayışı, huzur duası, ebediyet aşkı...

Yeni çıkan kitaplar, öyküler, filmler, konuşmalar, söyleşiler; değişeni ve değişmeyeni haber veriyor durmadan; Gök kubbe aynı ve aynı olmayanlarla çalkalanıp duruyor mütemadiyen!

Gök ile irtibat kopuk olduğu müddetçe eksiklik bitmeyecek, derin boşluk dolmayacak hiçbir zaman; insan ise oyalanmaya devam edecek oyuncaklarla... Dünya bir oyun alanı onlar için; hâkim olmak hissi, zevk müptezelliği, makam hırsı, mal biriktirme avuntusu, şöhret esareti dün olduğu gibi bugün de ayartmaya ve avutmaya devam ediyor.  

Teknolojinin gelişmesi insanın savunmasız ve kırılganlığını değiştiremediği gibi daha da arttırdı; oyuna devam dedirtti daha çok; Titanikler tükenmiyor!

Yakın zaman virüs okumasının en önemli derslerinden;  Zulüm aczi örtemedi; daha da açığa çıkardı; dünya ekonomisi sallanıyor, iç dünyalar ayrı bir endişe savrulmasında.

Yeni oyun icatlar, yeni zihin cemleler, kalp karartmalar bir yere kadar; insanlık vicdanını bütünüyle kandırmak ve öldürmek mümkün mü?

İnsan mideden ibaret değil sadece ekonomiyi düşünsün, aklı var sorguluyor, kalbi var seviyor veya sevmiyor, vicdanı var tartıyor; hangi mekânda, hangi zamanda yaşıyor olması onu değiştirmiyor.

Değişen bir şey yok aslında; bir o kadar da her şey değişken!

Dünya çöplüğüne oyalanmak veya gökler ötesine aşk; sabit iki seçenek. Bir gün karne ele tutuşturulacak; kimin yüzü gülecek, kiminin buruşacak vesselam.