Kar kurtuluşu

Hüseyin Eren 19 Ocak 2021 Salı, 06:30

Bu satırların yazıldığı şu an muhteşem bir kar yağışı var; seyretmek bile stresi seyreltiyor. Niye olmasın ki her bir kar tanesi bir melek eşliğinde yeryüzüne iniyor. Kar taneleri birbirine benzemiyor, taşıyan melekler de farklı...

Muhteşem bir yaratılış mucizesi...

İnsan yüzü de öyle, parmak uçları da öyle, göz yapısı da öyle. Sebeplere, tesadüfe, tabiata verilmeyecek ihtişam; an be an tazelenen, yenilenen, genişleyen kâinatın her yerinde geçerli.

İnsan nasıl olur da yaratanına secde etmez, emirlerine uymaz, nehiylerinden kaçmaz; müthiş düşüş! Düşen her taneyi sevgiliden gelen bir mektup gibi okursa insan, melek eşliğinde göğe yükselir; kalben, ruhen!

Yer ve gök devamlı birbiri ile irtibatlı; suyun buhar olup yükselmesi ve yağmur olarak inmesi ötesi bir irtibat bu; biz yerdegezen gök ehliyiz; ruhumuz gök ötesinden gelir ve vefatla tekrar asıl yurduna döner.

Can kafes sayarlar vücut ülkesini; ölüm hürriyettir!

Gökten gelen kar taneleri görünüşte toprağa düştüklerinde ölürler; insan da öyle değil mi? Doğduğunda neden ağlar; vefat ettiğinde neden ağlatır?

Yağmur misali hızlı akan bir ömür üç beş zevk uğruna heder edilir mi? Dünya saltanatı senin olsa ne yazar? Ne çok kin kibir savaşlar sığıştırıyoruz o kısa ana!

Sadece barajların, toprağın suya ihtiyacı yok; kuraklaşmış kalplerimiz, çoraklaşmış zihinlerimizin ihtiyacı daha fazla.

Onun için ne kadar çok yağmur duasına çıkılsa o kadar azdır.

Kurak toprakta ne yetişirse kurak gönüllerde de o yetişir; ülke nesli ve insanlık nesli ortada; polemiğe gerek var mı?

Barajların su azlığı kadar ürkütmüyorsa bu durum; yarınlarımız karanlık demektir; bu ne kehanet, ne de kötülük tellallığı; yüzleşeceğimiz gerçeklik!

Unuttuğumuz gök ehli olduğumuzu hatırlatıyorsa her bir kar tanesi; yere düşmeden gönlümüze rahmet diye iniyordur.

Belki kar kurtuluşumuz olur.