'İyi gelecek'

Hüseyin Eren 13 Kasım 2018 Salı, 07:54

Geçtiğimiz salı günü Ankara idik; önce Sayın Mustafa Esgin'in, sonra AK Parti Bursa milletvekillerinin, daha sonra AK Parti'nin ve Meclis'in, nihayetinde şehrin misafiri idik.
Gece yarısı başladı yolculuğumuz; sabahın ilk ışıkları vurmadan Hacı Bayram Veli'ye yetiştik.
Ankara'ya gidilir de Hacı Bayram ziyaret edilmez mi; o ki yüzyıllar ötesinden şehrin kurucu kimliklerinden biri olarak hala yaşıyor.
Bayramilik Anadolu'ya kök salmış, Balkanlara uzanmış bir gönül ve eğitim hareketi.

Neyse güne, gündeme, yola, yolculuğumuza gelirsek; epey kısmı gençlerden oluşan AK Parti Nilüfer Teşkilatı'ndan ve gönüllülerden oluşan ekibimiz grup toplantısını dinlemek için öncesinden yerlerine aldı.

Coşkulu izleyiciler Başkan'ın gelmesiyle tezahüratlarını daha da arttırdı. Bursa da suskun durmadı elbet; "Yeşil Beyaz Bursa" sesleri salonda yankılandı.

Derin bir krizin içinden geçiyoruz; derin bir kriz içimizden geçiyor; buna rağmen Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti diriliğini koruyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı'nı dinlerken bu düşünce oluştu.

 Diğer pencereden bakarsak, ilk defa ciddi bir krizle seçime girecek AK Parti; sonuçlar merak konusu olduğu kadar, yıpranmanın ne kadar olduğunu kestirmek de mümkün değil. Sandığa kadar çok şey de değişebilir, bu minval üzere de gidebilir.

 Hayat bu, bir sabah kalkmışız ki sürpriz şeyle, şeylerle karşılaşmışız! Çok güngörmüş bir deyim var,  "gün doğmadan neler doğar" diye.

 Öyle ki bir hadise dünya siyasetini bile etkileyebiliyor. Sayın Hakan Çavuşoğlu'nun toplantı salonunda söylediği Erzurumlu İbrahim Hakkı'ya ait söz çok şeyi özetliyor; " Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler."

Öğleden sonra Bursa milletvekilleri ile toplantı salonunda bir araya geldik; millet ve vekil kaynaşması yaşandı. Mihmandarımız Sayın Esgin idi; yakın ilgisi, samimiyeti ve tevazuu; evet Vekil idi.

Gün ışıklarını çekmeye başlayınca yol göründü yolculara. Bilhassa gelişimizde ve dönüşümüzde suskun değildi otobüsümüz, sohbet ve siyaset hatıralarıyla şenlendi, yeni seçime umut taşındı, ülkemiz için iyi dilekler dilendi, dualar edildi...

Yahya Kemal'in ifadesiyle Ankara'nın en güzel tarafı Bursa'ya dönmek olmalı! İstanbul da güzel, Ankara da güzel, Bursa da güzel, Diyarbakır da güzel, Hakkâri de güzel; niye güzel olmasın her taraf vatanımız, dünya da öyle değil mi? Burada yolcu ve misafir değil miyiz; asıl menzile gitmek için bir konak ve mola yerindeyiz.

Heyecanlı gençleri görünce onlardan ilham mı aldım bilmiyorum, zihnimden akıverdi;

"Siyaset sefa değil vefa işidir"

Vefalılar Büyük Meclis'te ekseriyet teşkil ederse - hangi partiden olduğu mühim değil - bu krizi ve bundan sonraki krizleri çok daha kolay aşarız.

 Vefa Hakk'a hakkaniyete, vefa millete, vefa hizmete...

 İki yüzyıllık medeniyet krizi başka nasıl aşılır? Farklılıkların vefa da buluşması ile...

Umutlar iyi, gelecek iyi, "iyi gelecek". Bir gece ansızın gelmeyecek, çalışma ile gayret ile himmetleri buluşturma ve inayet-i İlahiye ile gelecek.