İstanbul'u ayakta tutmak

Hüseyin Eren 11 Ekim 2016 Salı, 09:36

Halep harap olurken insaniyetini yitirmiş insanlık ne yapıyor? Bağdat'ta ne yaptıysa, Kabil'de ne yaptıysa, Bosna'da ne yaptıysa, Gazze'de ne yaptıysa onu yapıyor?

Demeçler, toplantılar, kınamalar, oyalamalar, oyalanmalar; akan kan, kıyılan insanlık umurlarında mı insafsız insansızların.

Güç delisi, silah budalası, firavun artığı, nemrut çarpıklarından başka ne beklenir?

Dünyaya barış getirecek, adalet getirecek, eşitlik getirecek değiller ya!

Onca silahı kime satacaklar sonra; fitne çıksın ki ayakta dursunlar, savaş çıksın ki silah satsınlar, bozgunculuk çıksın ki mallarını satsınlar!

Bunun neye mal olduğu önemli değil onlar için; çocuk canı imiş, kadın canı imiş.

Caniler ne anlar candan, canandan, sevgiden, insanlıktan, hikmetten, hakikatten...

Ne bilirler ve ne de sorarlar; nereden geldik, burada ne diye varız ve nereye gidiyoruz?

Var olmak onlar için öldürmekten başka bir şey değil çünkü.

Öldürmek ölümsüz yapmaz; öyle olsaydı firavun yaşıyor olurdu.

Öldürdüğü binlerce çocuk onu ölmekten kurtaramadı.

Tarih bilmez, hakikat görmez ebterlerin sonu öncelerinden farklı olacak değil ya?

Sonrakilere ders olur mu bugün yaşananlar?

Bu ülkede 28 Şubat yaşandı; 15 Temmuz millet şahlanışı darbeler devrini ağır bir darbe indirdi.

Beli kırılan zihniyet doğrulmanın peşinde ama boşuna gayret!

Şimdilerde küresel bir 28 Şubat yaşanıyor; dünyanın 15 Temmuz'u ne zaman gelir bilinmez.

Belki bir gece ansızın; derin mahfillerin gizli inlerine giriliverilmiş; o halde ne yapacaklar?

Bankalar, silahlar, entrikalar insan diklenişi karşısında ne yapabilir?

Bir şey yapamadığını Anadolu insanı 15 Temmuzda gösterdi; sıra dünya insanında.

Kalpler Evrenin sahibinin elinde; bunda öte ve üstün güç yok.

Küçüğe merhamet, büyüğe hürmet, yaratılanı yaratandan ötürü sevmek; bizim medeniyetimizin ana umdelerinden.

Halep'ten tutun, Okyanus ötesine, Çin Setti ilerisine dünya böyle bir medeniyete aç ve bekliyor.

Küçük işler, küçük hesaplar, küçük oyunlarla oynayacak ve oyalanacak zamanda değil; eğitim omurgasını sağlam kurup yeni bir nesil yetiştirirken, hükmü geçmiş zihniyetin yerlisi ve yabancısını defetme zamanındayız.

İstanbul'u başka nasıl ayakta tutarız?