İnsanın insana çağrısı

Hüseyin Eren 27 Ekim 2020 Salı, 06:30

Belirsizlik belirgin bir şekilde kendini hissettiriyor derken bir yandan da belirgin akış sürüyor; gün doğuyor gün batıyor; doğanlar oluyor ölenler de; bir yanda sevinç haykırışlar yaşanırken bir yanda hüzün düşüşler yaşanıyor.

Dünya bu minval üzere uzayın boşluklarında yol almaya devam ediyor...

"Nereden geldi, nereye gidiyor, ne için var" soran az olsa da o yoluna ve yolculuğunu sürdürüyor yine de. Varacağı menzil neresi, yolcularını hangi limanda indirecek bilinmese de gemi gidiyor!

Hastalıklar sıkıntılar musibetler sorma ve sorgulamayı arttırması gerekirken ne yazık ki bunu yapanlar yine azlar; caddeler sokaklar medya ve sosyal medya böyle söylüyor!

Virüsün verdiği temizlik dersi sadece bedensel ve fiziksel değil; ondan daha derini zihni ve kalbi temizlik istiyor; arının, uyanın, uyarın!

Uyduruktan ihtiyaçlar peşinde koşturanlar durup da bu dersi nasıl dinler?

Zevk kuyusuna düşmüşler yerin ve semanın güzelliğini nasıl görür, düşünür, hisseder?

Bilgi obezleri bilir mi bir hikmet işe yaramayan bin bilgiden yeğdir!

Gece gündüz ardı arkası dönüyor, an sürekli akıyor; bir daha yaşanmamacasına!

Dünya gezegeninin helezonvari akışı, gönüllerimize bir şeyler nakşetmeli değil mi?

Dur düşün yolcu!

Ajans haberleri, virüs istatistikleri, sosyal medya paylaşımları, vitrin süsleri, marka yarışları, ekonomi, siyaset çalkantıları ne durmayı ne de düşünmeyi zaman bırakıyor.

İnsan bu düşünmeden olmaz; hikmettir insanı erdemli kılan.

Virüs kaç gram ki dünyayı sallıyor? Dünyalaşmış dünya insanı kabuğu ile uğraşıyor; içleri işlemesi gereken dersten uzak!

Belirsiz akış belirgin ders veriyor; insanı insana çağırıyor. Uyarı ile uyananlar uyanacak, uyanmayanlar gafletin karanlığında masal okumaya ve dinlemeye devam edecek vesselam.