Hangi dünyadayız?

Hüseyin Eren 27 Nisan 2021 Salı, 06:30

Görünürlüğün öne çıktığı, önde olma için yarışıldığı, üstün gelmenin önemsendiği demde sıradanlığı soyunmak; doğrusu büyük bir fedakârlık, övülecek bir tavır, gıpta edilecek haslet. Çokluğun karmaşasında, görüntü sultasının ağırlığında görmek zordur onları ne var ki yükü çeken de onlardır! Çekinmeden eleştirilen yine onlar!

Bir garip dünya!

Komutan övülür göklere çıkarılır, insanüstü hallere sokulur, nihayetinde paganlaştırılır; önünde eğilinir! Başarı ganimetini bir kişiye vermek, sadece onu görmek ve göstermek, kusur yönlerini hiç nazara vermemek; nerede adalet, nerede hakkaniyet, nerede eşitlik?

Bu nasıl dünya?

Küçük şeylerin büyük işler yaptığı, küçük diye bir şeyin olmadığı, her şeyin kendince büyük olduğu kuşatıcı bakışla bakılsa; idrak pergeli geniş bir daire çizecek ve dirayetle merkez noktayı bulacak!

Bu ne küçük dünya!

Sıradan diye bir şeyin olmadığı, her şeyin kendi çizgisinde sıra dışı olduğu sırrı öğrenilse ve öğretilse; basitliğin basit, zorun zor olmadığı fark edilecek; çok yüce ile cücenin yer değiştiği görülecek!

Bu ne sığ dünya!

Eşyanın zerreler ordusundan teşkil ettiği gerçekliği ile hadiseleri gözlemlemek ve değerlendirmek; küçük insanı kâinat ufkunu taşır; o ufukta yıldız da zerre de birdir; her şeyin "Bir"in elinden çıktığı ve O'na döndüğünü görür.

Büyük bakış!

Her insanın görünürlüğünün ötesinde insan olduğu görme erdemi; insanı insaniyet mertebesini taşıyacağı eğitimini vermek, nesli geleceğe taşır.

Büyük hedef!

Küçük fikirlerin büyük dalga düşünceleri tetiklediği, günün dünün derinliklerinden beslendiği, yarının bugünden yaşandığını bilmek ve görmek; ayrıntıları küçük, küçüğün ayrıntı olmadığı gösterecektir.

Adil dünya!

Kim istemez ki; her şey yerli yerinde olsun, kendi merkezine yerleşsin, o akışla hayat devam etsin. Suyun akışını bulandıran, seyri bozan zalimden başka kimdir? Küçük insanın küçük hareketi büyük zulüm; öyle ki denizin dibindeki balıklar bile ondan şikâyet eder.

Hangi dünyadayız?