Hakikate Fransız kalmak

Hüseyin Eren 18 Ekim 2016 Salı, 09:40

Sorunlu bir medeniyetin, sorunlu bir dinin, sorunlu bir kıtanın, sorunlu bir ülkenin, sorunlu bir Başkanı, sorumsuz bir söz söylemiş: "İslam sorunlu bir din"

Hakikate Fransız kalmak böyle bir şey; gerçekliği ters yüz etmek.

Milyonlarca insanın öldürüldüğü iki dünya savaşı, Müslüman coğrafyasın da olmadı ve savaşı Müslümanlar çıkarmadı. Sorun kimde?

Müslümanların kurdukları medeniyetler diğer medeniyetlerin yaşamasına imkân verdi, örfüne, ananesine, kültürüne, dinine, ibadethanesine dokunmadı. Afganistan'ı, Irak'ı, Bosna'yı işgal eden, cami yakan,yıkan, can çocukları öldüren, işkence yapan ve halen yapan kim?

Tabiatı tahrip eden, dünyayı kaynaklarını hoyratça tüketen, Afrika'yı, Asya'yı yıllardır sömüren, post terörle yeni sürüm sömürme şekliyle halen sömüren kim?

Gelir dağılımı dengesizliği ile insanları birbirine düşman eden, dünyayı savaş alanına çeviren, işlerine geldiğinde terörist örgütleri destekleyen ve besleyen kim?

Dünyayı işgal, zihinleri iğdiş, kalpleri talan ettiler fakat Kur'an ve sünnete bir şey yapamadılar, yapamazlar, yapamayacaklar; Müslümanlar Kur'an ve Sünnet birlikteliği ve bütünlüğü ile tekrar bir araya gelir; kendi gök kubbelerini yeniden kurar, medeniyet kuracak dirayet ve yetkinliğe erişirlerse; evet, bu onlar için sorun; çünkü o zaman sahneden çekilmiş olacaklar. Onun için barış dini İslam'a saldırıyorlar.

Sorunlu kıta çatırdıyor, Okyanus ötesinin Titanik'i su alıyor ve sorunlu medeniyet sos veriyor; saldırganlaşmaları bundan.

AB ve ABD diye bütün olduklarını bakmayın; kumdan kulelerde yaşıyorlar; zihinleri yılan yuvası, kalpleri harap ve karanlık. Bir rüzgârlık ömürleri var!

Romanın putperestliği, Bizans'ın Hristiyanlığı yüzyıllarca kendi içlerinde kavgalı. Rönesans'la aklı kalbi birbirinden ayırdılar, modernite denen acube ile sonuçlandı bu ayrılık, komünizm gibi bir acı yaşattılar, şimdilerde post modern kandırmasıyla avutmaya çalışıyorlar.

Bizde aşure var, onlarda yok.

 Farklılıklarımız zenginlik bizde, bunun son örneği Osmanlı idi.

Şimdi aşureyi yeniden pişirme demindeyiz. Kaç asırdır yaşadığımız acılar, ayrılıklar, savrulmalar artık yeter dedirtiyor.

Nuh'un gemisi Anadolu, Anadolu insanının bağrındaki ateş aşureyi pişirecek güçte. Dünya sorunları Anadolu otağında çözülecek; diri, bir ve birlikte olursak.

Var olmak için başka seçeneğimiz var mı?