Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Güray Süngü'nün içi dışı

Yazının Giriş Tarihi: 10.12.2019 07:30

Süngü konuşurken kendi dünyasında idi kuşkusuz; yaşadığımız dünyanın gerçeklerinden uzak seyir içinde! Belki biz hayatın gerçeklerinden uzak, o hayatın içinde yaşıyordu!

Dışarda kaç kişiyiz, içerde kaç kişi var?

Suya bakıp değişik hallere girmek kaç kişinin harcı? Ya Boğaz'da yalıları olanların ölememesi için ağlamak! Ölürken geride yalı bırakmanın ağırlığı ölümü daha da zor kılarken onlara ağlama derecesinde üzülmek; içeridekilerden başka kim becerir bunu?!

"İnsan insana şükür ki benzemiyor" diyen Sezai Karakoç gerçekliğin orta duvarına konuşmuş adeta.

Yalısı olanlar ve ağlayanlar! Suya ağaca bakıp öteyi görenler ve görmeyenler!

Çok Akıllı olanlar, sezgi yönü ağır basanlar. Nefsine köle olanlar, vicdanın hükümranlığına girenler!

"Edebi Şehir Bursa"da "Güray Süngü, Edebiyat ve Kurmaca"ya dinlemek için gelenler, gelmeyenler!

Sahi içerisi kaç kişi, dışarısı kaç kişi?

Nitelikten mi bakacağız nicelikten mi sorusu dura dursun Güray Bey'in içindeki kişilerden Oğuz Atay, Cahit Zarifoğlu, Abdullah Uluçay olduğunu öğrendik konuşma arasında.

Burada konuşurken kendi dünyamın kürsüsünde konuşuyorum demesi ne derece içsel bir yaşam içerisinde olduğunu gösterirken; AVM'leri gezmeyi seviyorum ifadesi de dışla irtibatını bütün bütün kesmediğini gösteriyor.

Bu hepimiz için geçerli bir durum, hepimiz insanız çünkü! Bazıları için içinde; bazıları dışın dışında sadece.

Genç yazar şimdiden edebiyatımızda kalıcı yerini aldı gibi görünüyor; Orhan Pamuk olmasa da Oğuz Atay, Zarifoğlu gibi.

Belki de kendine has biri olarak yaşayacak, anılacak, anlaşılmaya çalışılacak; salona gelen hatıra sayılır dikkatli genç dinleyici böylesi bir haber veriyor gibiydi!

Evet ne demişti Sezai Bey; insan insana benzemiyor fakat insan insanı etkiliyor.