Genç adam! Var mısın?

Hüseyin Eren 08 Mayıs 2018 Salı, 07:20

MTTB Bursa'nın misafiri Hayati İnançer'di. 'Sayın'la başlayan ve sıralanıp giden isimler zinciri ile uzun protokol konuşmaları olmadı Tayyare Kültür Merkezi'nde, başta bunu sevdim.

Alkış vardı elbet fakat alkış tufanı yoktu... Bunu da sevdim. Bir bahar gününde gençlerin böylesi konu ve konukla meşguliyeti, gelecek baharların müjdesi olmalı, sevinmeli değil mi?

O kadar beyti nasıl ezberledi Hayati Bey; düşündürücü! Şiir sevgisi, edebiyat heyecanı, medeniyet aidatından olmalı. Bir satır bile şiir yazmadığını söylemesi başka bir enteresanlık.

Muhteşem Süleyman Kanuni'nin derviş gönüllü bir şair olduğunu şiirlerinden örnekler sunarak gösterdi İnançer.

600 yıllık Divan şiirinin Şeyh Galip'i yetiştirdiğini ifadelendirdi.

Hani deniyor ya Sartre Fransa'dır. Öyle ise Şey Galip de Osmanlı'dır; şiirde Osmanlı Şeyh Galip'tir. Mimaride Sinan, musiki de Itri' dir Osmanlı. Koca medeniyet sanki bu insanları yetiştirmek için vardır veya bu insanlar medeniyetten süzülmüştür.

Yaşı yüze yaklaşan Cumhuriyetimiz için böyle bir cümle kurabilir miyiz bilmem? Kimliğimiz oturdu mu ki onun üzerine ağaç yetişsin; cumhur onun etrafında toplansın! Seçim yaklaşıyor halimiz ortada!

Salona dönersek. 'Uyku ve Hikmet'ti konu. Zıt gibi görünse de birbirini tamamlayan kavramlar. Gece aslında gündüzden daha aydınlıktır gören için, uyku da aynı şekilde.

Vahyin bir cüz'ü de rüyayı sadıka değil mi? Bu pencereden bakınca çok hikmet dolu bir zaman dilimi uyku; ayık akıl, ayık gönül sahipleri için.

Gafletin kalın perdesinde uyuyanlar için gündüz ne yapsın, güneş ne yapsın. Uyumayan gönüller için asıl gece aydınlıktır.

Güldü şiir okudu, şiir okudu güldü Hayati Bey. Medeniyetimiz de gül medeniyeti değil mi zaten?

Yüzyılların birikimi ile oluşan muhteşem dilimizin nasıl da tahrif edildiğini, kurtlarca telef edildiğini dillendirdi. Kurt sürüde en güzel koyunu telef edermiş önce.

Dilimizin ne hale geldiğini söylemeye dilimiz bile dönmüyor, tam olarak neyi kaybettiğimizin farkında bile değiliz. Sokaklarda uyurgezer halimiz bunun göstergesi değil mi; ne uykudan haberimiz var, ne de hikmetten!

Şükür ki umut filizi böylesi gençlerimizde var.

Evet genç adam var.