Geceden umut devşirmek

Hüseyin Eren 16 Ağustos 2016 Salı, 10:00

Gecenin karanlığında kaybolanlarla, günün aydınlığında dirilenler... Alçalanlarla ve yükselenler... 15 Temmuz gecesi geçeli bir ay oldu; sıcaklığı, acısı, hüznü geçmedi hala.

Üzerimizde kara bulutlar geziyor derken Kâinatı Yaratan ve Yöneten Kudret; Ağustos ortasında rahmetiyle, yağmuruyla, bereketiyle, serinletti, ferahlandırdı...

Umut bulutları üzerimizde geziyor, muştu yağmurları yakın diye. Umudun adı aslında o gece; bundan sonraki geceler aydınlık geçecek diye.İnşaallah.

İstediğiniz kadar sinsi olun, istediğiniz kadar gizli oyun geliştirin, istediğiniz kadar gücün arkasında olun; bir gecelik ömrünüz, bir nefeslik canınız, bir adımlık mecaliniz var.

Hani Çanakkale'den birkaç saatte geçecektiniz? Hala Çanakkale'de O ruhla bekliyoruz; temmuz gecesi şehitlerimiz buna şahit, gazilerimiz ahdi devam ediyor.

Şimdi menfi propaganda ile manevi kuvvetlerimizi kırmak istiyorlar; düşmandan ne beklenir, hem de böyle müttefik görünümlü küresel olursa. Oyun mu yok, tezgâh mı yok, yeni yazılım fitne mi yok; bitmeyen terör kartını sunuverdiler şimdi.

Bu topraklar düşmanlarımız için vazgeçilir değil, bizim için hiç değil. Kıtaların kavşağında, yolların kesişme yerinde, nice medeniyetlere beşiklik etmiş bu diyar, yeni medeniyete hamile. Emanet burada. Diriltici nefes buradan yükseliyor; mazlumların, masumların yönü bundan buraya dönük.

Çekirgenin kaç sıçramalık ömrü vardır? Tarih ne diye tekerrür eder? İnsan neden tefekkür etmez? Haddi aşan zalimlerin devrilişi ile dolu tarih.

 Suya sorun Firavun ne oldu diye, Toprağa sorun Karun ne oldu diye, Karıncaya sorun Nemrut ne oldu diye, Rüzgâra sorun Ad kavmi ne oldu diye, Sese sorun Semud kavmi ne oldu diye?

15 Temmuz gecesi ne oldu diye şehitlere sorun, gazilere sorun? Cevap aynı; Hakkın ve hakikatin beli bükülmez, ona karşı gelen mahvı perişan olur, helak olur.

Tarih bunu idrak edelim diye tekerrür etmesin, bunu anlayalım diye dönüp durmasın? Aklı ne diye fitnede, fesatta kullanır insan; aklı kalple birleştirip yeryüzünü cennete çevirmek varken, Cehenneme çevirir de o ateşte kendi de yanar.

15 Temmuz hala yanıyor; narı gitti, nuru aydınlatıyor. Ders devşirmeye, umut aşılamaya, nefeslere ruh vermeye sürdürüyor...

Noktayı kelam-ı kibar koysun;

" Tarihten ibret almayanlar, tarihe ibret olur"