Düşmemek için yücelmek

Hüseyin Eren 02 Haziran 2020 Salı, 06:30

Geride bıraktıkları, ileriye gönderdikleri ile virüs gündemden çekiliyor gibi. Ülke ve insan olarak sınanmamızın sonu değil virüsün gidişi; elekten geçenler ve düşenler hep oldu, olmaya devam edecek.

15 Temmuz şoku ile virüs arasında bağ olarak yakınlık olmasa da musibet olması açısından ilişki var. Biri ülke bütünlüğü ve sağlığını tehdit etti diğeri insan sağlığını; arada ekonomik krizi unutmayalım.

Dünya rahat diyarı değil, cennet hiç değil!

Sürgünde ne kadar mutlu ve rahat olunursa burada da o kadar mutlu ve rahat olunur; fazla beklenti gerçekliğe ters.  Hem buraya mutlu olmaya veya keder çekmeye gelmedik; gerçek üstü gerçeklik hakikati bulmaya geldik.

Yitik yolu takip ettiğimizde bulacağız o üst gerçeği. Bunu bulan fatih; şehirleri ülkeleri dünyayı fethetmekten zor bu iş; ama imkansız da değil.

21 yaşında dünya şehri İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet; bu iç fethi gerçekleştirmiş olmalı ki Peygamberimizin müjdesi ona nasip oldu.

Yitik yol bu; fetih ve düşüş. Ayasofya hüzün duruşunu Kudüs gibi sürdürüyor. İki hat arasında İslam coğrafyasının durumu bunu bütün açıklığı ile gösteriyor; öyle ya da böyle İstanbul ayakta duruyor, yürüme ve koşma emareleri göstermesi Kudüs için Bağdat için Kabil için Yemen için Libya için umut veriyor.

Bu ülkede bu millette Fatihler doğuran analar çıkmışsa yeniden çıkar umudu var demektir:

Virüs dolayısıyla elimizin gücümüzün yettiğince dünyaya yardım elimize uzatmamız merhamet duygularımızı yeniden ortaya çıkarttı; umut o ki Anadolu insanlık için umut adası.

Adı üstünde Anadolu; ana şefkati ile ayırım yapmadan kucaklıyor; Mevlana'nın Yunus Emre'nin Hacı Bayram Veli'nin, Emir Sultan'ın, Akşemseddin'in mayaladığı bu topraklarda yaşamak büyük bir lütuf aynı zamanda büyük bir sorumluk.

O sorumluluğu bütünüyle yerine getirdiğimiz söylenemez; Ayasofya hüznü bağrımızda taş gibi duruyor ve yine umut ki bu yıl virüs sebebiyle yaklaşık iki buçuk ay cemaatsiz kalan camiler 29 Mayıs Cuma günü açıldı ve Ayasofya'da Fetih Suresi okundu.

Bu mesajı duyan duydu, anlayan anladı. Dışarıdakiler kadar içerdekiler; şimdi korku sırası onlarda. Fatih nesli fetih ordusu zihni ve kalbi olarak diriliş emareleri göstermesi Bizans kafasını ürkütmesi kadar normal bir şey olamaz.

Gece şafağa terk ediyorsa bunu kim engelleyebilir?

Ceddimiz bu toprakları medeniyet mayası ile mayalamış; onun nesline bunu devam ettirmek düşer, yoksa düşeriz; Hayatımızı muhafaza edemez, hukukumuzu koruyamayız!

Düşmemek için yücelmeliyiz.