Dünyanın 15 Temmuz'u!

Hüseyin Eren 14 Kasım 2017 Salı, 07:06

İslam islamdır, radikali ılımlısı olmaz. Bu tür ayrıştırmacı ve karıştırıcı kavramları İslam dışı kimselerin üretmesi düşündürücü değil midir? Öncelikle zihin tarlalarını işgal etmeleri, sonrasında istediği kavramları kabul ettirmelerini kolaylaştırıyor.

Sıkıntı da burada değil mi zaten? Kendi gök kubbenin yıkılışı ve batı merkezli bir dünya bakışı. Batıya karşı durmayan, itaat eden, emrine giren "ılımlı" oluyor, karşı duranca "radikal". Olmadı terörist diyor ayrıştırıyor, nükleer silah üretiyor diyor ülkeleri işgal ediyor, ya da bir şekilde içeriden çökertiyor!

Kılıf da hazır; demokrasi ihracı! Önce diktöterleri iktidara getir sonra demokrasi getiriyoruz diye işgal et. Sistem aynı; hamburger yedir, kola içir kilo aldır; sonra böyle yap zayıfla de. Düşman üret silah sat, barış de başka bir kandırmacanın arkasına saklan.

Arap baharı, bizim yakın yaşadığımız 15 Temmuz süreci ve Suudların içine düştüğü garabet, Körfez ülkelerinin düştüğü tuzak!

Düşmandan dost olur mu? Kuzunun kurda âşık olması kuzuyu kurtarır mı? Kurt kurttur. Basiret bağlanması koltuk körlenmesinden değil midir?

Sermaye, enerji, genç insan... Un, yağ var; helva neden olmaz? Bu coğrafyanın insanı neden birbirine silah çeker?

Dünyayı, hadiseleri; İslam mihveri, kendi medeniyet kökleriyle bakmadıkça ve öyle bir eğitim sistemini kökleştirip yaygınlaştırmadıkça; "ılımlı İslam",  "radikal İslam" derler yutar, yeni zokalara da direnç gösteremeyiz!

Tespihin imamesi dağılınca toplaması zordur; zor olanı yapmaktan başka çare de yoktur. Akıl kalp bütünlüğü yeniden sağlamak, zihni kirlerden temizlemek, kendi düşünce gök kubbesini kurmak; devletlerin yapılanması, medeniyetin inşası...

Şu an yaşananları bakınca bu ipotikgibi görünüyorsa da var olmanın başka bir rüyası da yok. Geçtiğimiz tehlikelerin büyüklüğünü görünce, geleceğe olan ümidimiz artıyor.

Ülke olarak 29 Şubat'ı yaşadık, sonrasında 15 Temmuz'u. 29 Şubat'ı yaşayan dünyanın 15 Temmuz'u ve gerçek baharları uzak olmasa gerek.