Dağ yazılar ve yazarlar

Hüseyin Eren 15 Eylül 2020 Salı, 06:30

İyi yazar; çok okunan, çok teveccüh edilen, çok tıklanan, çok yorum yapılan hatta çok kazanan yazar mıdır? Tribünlere bakarak mı yazar, yazar; ne yazsam da tutulsa, ne bahsetsem de bahsedilse, hangi konuyu işlesem de ses getirse, mi der yazar?

Yazar beklentili mi yazmalı, geri dönüşü gözlemlemeli mi, etkisini tartmalı mı? Etkin yazar, güçlü kalem, ünlü yazar; bunlar neyin ifadesi? Yazı mı önde olmalı, yazar mı?

Çok kitabı olmak, çok yerde yazmak, geniş bir okuyucu kitlesi olmak; beklenti ve dönüş bekleyen için çok şeyler bunlar ve çok kimsenin imreneceği şeyler. Hele iyi de kazanıyor ve dünyayı da geziyorsa; eli biraz kalem tutan nicelerini peşinden sürükler, nicelerinin rüyalarını süsleyen roman kahramanına dönüşüverir.

Böyle olduğu halde gizlenen, görüntüden uzak duran, şöhrete itibar etmeyen, sade yaşayan kaç yazar var? Neden gizleniyor; şahıs değil fikirler konuşulsun, kişi değil düşünce önde olsun, itibar yazana değil yazıya olsun.

Dünyaya hâkim popüler kültüre rağmen böyle düşünen ve böyle yaşayan yazarlar büyük yazardır ve dünyaya meydan okuyan yazarlardır. O az olan yazarlar olmasa fikir sığlaşır, düşünce iğdiş olur, dünya gizemini kaybeder, hayat sırlarını saklar.

Az konuşan öz konuşan insanlar olduğu gibi az yazan öz yazan yazarlar da vardır, hatta kitapları bile yoktur onların. Bir gazete makalesi ile bile düşünce taşlarını yerlerinden oynatır, bakış pencerenizi değiştirir, fikir tarlanızı ters yüz eder...  Hadislerin künhüne inmiş, eşyanın hakikatine varmışlıkla yazan yazar; varsın az okunsun, az tıklansın, az yorum yapılsın; o az okuyucunun dünyası değişmiş ya, o az okuyucu da dünyayı değiştirir.

Kalbin derinliklerine inerek, ruhun enginliklerine çıkarak, aklın yüksek dağlarında gezinerek yazan yazarın yazdıkları; aklı, kalbi, ruhu harekete geçiren yazılardır ve okuyucuyu zirvelere taşır. Yamaçlarda kalan, çok okunan, çok tıklanan, çok kazanan, çok yorum yapılan yazarlar; okuyucuyu yamaçlardan öteye çıkarmaz, hatta çıkarmak istemez.

Yüksek fikir manzarası istemeyen, düşünce tırmanışı ile yorulmayı düşünmeyen için de iyidir bu hal. Biri alkışlamaktan diğeri alkışlanmaktan memnundur; ıslıklar ve ışıklar panayırında yaşayıp dururlar.

Yüksek dağ manzarasına alışmış olanlara gülünçtür, komiktir bu hal. Bir dağdan karşı dağları, ovaları, hatta ayı, yıldızları seyretmek, güneşin ilk doğuşu ve son batışını şahitlik etmek; bütün o tırmanma yorgunluğunu atıverir ve zirvelere mahsus hikmet heyecanlar yaşatır.

Böyle bir yazarınız, böyle kitaplarınız var mı? Öyle yazarları kitap fuarlarında, imza panayırlarında rastlamazsınız. Nerede karşılaşırsınız; o sizin arayışınız ve sırrınız.