Burada ve ötede

Hüseyin Eren 03 Mart 2020 Salı, 07:30

Yaşadığımız topraklar ağır bedeller ödenerek yurt edinildi, devam etmesi için de ağır bedeller ödemeye devam ediyoruz, muhtemelen de yarın yine aynı öyle olacak. Coğrafyanın kaderi, bizim kaderimiz deyin, ne derseniz deyin aynı kapıya çıkıyor; 'yaşamak için ne çok öldük'

Doğuda terör, şimdi güneyden abluka ve saldırı, öncesi istiklal savaşı, öncesi Çanakkale savaşı, öncesi öncesi...! Öncesi 400 çadırlı Kayı boyu; Söğüt Bilecik. Cihan hâkimiyeti ve daralma!

Çekirdek, ağaç ve yine çekirdeğin toprağa düşüşü; TC. Palazlanacak büyüyecek genişleyecek yücelecek; hangi düşman bunu ister, hangi dost görünümlü münafıklar ister? İçerdekiler dâhil!

Sıfır sorun demekle olmuyor düşmanımız bol, alanımız dar; darlıkları yara yara medeniyet kurmuş, adalet sunmuş, barış getirmişiz; şahit tarih.

Tarih yalan söyler mi; ayna söylerse o da söyler!

Kurtlar çakallar akrepler yılanlar sofrasına dönmüş dünyada varlığını sürdürmek; yine köklerimizde gizli, genlerimizde işli. Çekirdekten ağaca giden yolda; bir birlik ve bütünlük içinde olmalı değil miyiz; hayatımız devam ettirmek, hukukumuzu muhafaza etmek için?

Şuur ekseni kayar, dağılır, ahengini kaybederse düşmandan medet ummak gibi düşüş yaşanır; Anadolu Endülüs olmamalı, Ayasofya mahzun, Kudüs esir!

Tarih öyle ders veriyor; dinleyene, anlayana, idrak edene!

Tarih yoksunu, şuur yoksunu, idrak yoksunlarına bir şey söylemek, bin şey söylemek neyi değiştirir; balık kavağa çıkarsa evet değiştirir, it ürüyorsa kervan yürüyordur!

Tarih yapmak oturduğun yerden olmaz; Orta Asya'dan Söğüde, Söğüt'ten Viyana'ya bunu şahidi. Pedal çevirmezseniz durduğunuz yerde bile duramazsınız; ilimde, fende, teknolojide, psikolojide, sanatta, ekonomide, diplomaside, askeriyede...

Coğrafya böyle diyor. Geleceği görmek ve gereğini bugünden yapmak;  mekânı ve zamanı bilenlerin yapacağı feraset ve erdem.

Nerede yaşıyoruz, buraya nereden geldik ve nereye gideceğiz; sorularını soran ve cevap bulanlar; zamanın ve mekanın hakikatini anlar, hakkını verir ve aziz olarak yaşarlar; burada ve ötede.