Bizim de bir canımız var

Hüseyin Eren 17 Mayıs 2016 Salı, 09:04

Ahlaki gafı daha unutulmadan kinli kanlı saldırgan konuşması kimliğini, kişiliğini bir daha ortaya koydu. Ortaya koyacak fikri, üretecek projesi, gördüğü ufku olmadığından; saldırganlaşması normal bir psikolojik vaka! Daha büyüklerine hazır olmalı mıyız?

Ya o neye hazır olmalı?

Gelişi nasıl olduğu malum zatın, gidişi meçhul! Ahlak bilmez, destur bilmez, fikre hürmet bilmezlerin gidişi nasılsa o da öyle gidecek.

Söylediği söz kendi sözü mü? Fes başkasının, ses başkasının mı?

50 den sonra bir defa seçim kazanamamış, tek başına iktidar olamamışların saldırganlaşmaları; sır küplerinde sakladıklarının açığa çıkmasından başka nedir?

Bu millet 50 öncesi iktidarın yaptıklarını unutmadı, unutmadığını da her seçimde bir defa daha hatırlıyor, hatırlatıyor. Kulaklar sağır, basiret kapalı, kalp körse yapacak bir şey yok; yokluk çukurlarına yuvarlanan kinli, kanlı çığırtkanlara.

27 Mayıs ve Menderes; bu iki imge milletin hafızasında silinmemecesine kayıtlı. Bir başbakan asmak; kim, neden, ne için?

Aynı menhus ruh değişik kılık ve nefesle hortlayıp duruyor; oyun tutmuyor artık, silah kendilerine dönüyor, gülünç komik ve zavallı düşüyorlar.

Can'ın kısa metrajlı prokotiv filmi; Can'ın canı sıkılmış olmalı! Senaryo, reji, akşın; silah patladı, oyuncu oyunu beceremedi; Az daha altı dalda Oscar alacak filmde! Belki Cannes'da birkaç bir şey verirler!

Gelecek program ne ki?

Fikri derinliği, geleceği gören geniş ufku olmayanların sonu ne ise o.

Daha birkaç film izleyeceğimize benziyor; umarız kin ve kan konuşmaların bir şey getirmeyeceğini görürlerde edeple susmasını öğrenirler.

Susmasanız ne olur; tarih sizi sildi, milletin defterinde zaten yoksunuz.

Geleceği olmayanlarla meşgul olmak da bir meşguliyetsizlik; ancak bazen kanımıza dokunuyorlar, bizim de bir canımız var.