Zarif insan 1940'da Ankara'da doğar, okumayı yazmayı Kur'an-ı Kerim okumayı daha okula gitmeden öğrenir. Kökü Kafkaslara dayanır. Şanlıurfa'da başlayan ilk öğretimi Kahramanmaraş'ta biter.
55'de başladığı liseyi matematik ve edebiyattan ikmale kalır 1961'de bitirir. 1961'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümüne girer ve uzun süren öğrenciliğinin ardından 1971'de mezun olur.
Otostop yaparak Avrupa'yı dolaşır, askerlik sonrası Makina Kimya Kurumunda çalışır, 1976'da TRT'ye geçer. 7 Haziran 1987'de İstanbul'da vefat eder.
Necip Fazıl ve Sezai Karakoçtan etkilen Zarifoğlu "7 Güzel Adamdan" biridir, edebiyatımıza etkisi elan sürmektedir, Ece Ayhan onun için "keşfedilmeyi bekleyen ada" diye nitelendirir.
Günlük olayları bigane kalmaz sanatçı ruhuyla, İslami duyarlığıyla değerlendirir, entelektüel bakış sergiler...
"Bir Değermendir Bu Dünya" deneme kitabının adı bile kitap kadar mana içerir.
"Seçkin bir kimse değilim, İsmimin baş harfleri acz tutuyor, Bağışlamanı dilerim"
sözleri nasıl bir kimlik derinliği ve duruluğu içinde olduğunu gösteriyor.
"Kardeşim dedim, acılarıma da kardeş olur musun"
Başka nasıl kardeş olunur, bunu dikkat çekmiş asıl kardeşliğin bu olduğunu vurgulamak istemiş olmalı...
"Filistin bir sınav kağıdı, Her mü'min kulun önünde"
Evet bugüne ve geleceğe bakan bir bakış ve görüş, demek geçmişten ders almamışız ki Filistin bugün bu hale geldi, Gazze'de bunlar yaşandı ve ateş yayılıyor... Bu sınav kağıdından geçmedikçe Filistin de gülmeyecek biz de!
"Ah şu yalnızlık, kemik gibi ne yanına dönsen batar"
Dese de yalnızlık sanatı ve fikriyatı besler, onsuz olmak zor, onunla olmanın da zorluğu var, zor seçim!
"Evet hatırladım, Küçük basit şeyler, Yetiyor kederlenmeye, Ya mutluluğa"
İnsan böyle bir varlık acz içinde, aczle başlıyor, aczle bitiyor... Gün oluyor gözünü yumuyor, geride bıraktığı eserlerle anılıyor, ötede de onların karşılığını görecek... İyi anılmalar, samimi sevgiler, İyiye işaret...
Hayatımızda öyle işaretler var mı, ne diye ne için yaşıyoruz, toruna mal bırakma zorunluluğunu yok ama "güzel ahlak" bırakma en iyi miras... Çocuklarımıza neslimize topluma dünyaya güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize, zarif bir hayat yaşamışızdır.
Şair Cahit Zarifoğlu'na rahmet olsun.