Beyan nimeti

Hüseyin Eren 27 Temmuz 2021 Salı, 07:30

Konuşmak anlaşmak anlamına gelmez; hele çok konuşmak hiç değil. "insanlar konuşa konuşa anlaşır" sözünü kim söylemişse söylemiş; gerçekliği bütünü ile kuşatmamış bir söz söylemiş!

Konuşmak anlaşmanın araçlarından sadece biri, teki değil. Sözden önce göz gelir. Gözlerden gözlere öyle bir akış vardır ki sözler ifadede kifayetsiz kalır. İki gönül arasında muhabbet hasıl olmuşsa göz görmüş gönül sevmiştir veya gönül gözleri birbirini görmüş de sevmiştir.

Ama olup sesle sevenler yok değildir;  Sağır olup beste yapanlar da aynı şekilde. Dokunmak iletişimin bir başka ayağı değil midir?

Kitap okumakla yazarla sessiz sözsüz rabıta kurulmuş olunmuyor mu? Yazarın fikirleri kadar hissiyatı ile de alakalanır okuyucu!

Sinema günümüz iletişimin en güçlü araçlarından biri; ses var, görüntü var! Ne var ki yine de sanal! Akıllı telefonlar iletişimi arttırdı fakat gerçekliği örttü; iyi mi yaptı kötü mü? Telefon akıllı kullanılırsa iyi; telefonun aklına uyularak kullanılırsa iyi değil!

İnsanlar iyi anlaşsın diye değil "yapay zeka" ile kendi istikametlerine gelsin diye yapılmış bir alet; teknoloji genelde böyle!

Teknoloji bıçak gibi; elini alan iyiye de kullanır kötüye de! Sokaklarda yollarda uyurgezer gibi gezen insanlar az değil maalesef; yapay zekâ meftunluğu böyle bir şey!

Konuştukça batmak diye bir deyim var! Yaşanmışlığın neticesi böyle bir deyim söylenmiş; iki taraf öfke ile konuşuyorsa kim kurtulur denirse susan ve uzaklaşan cevabı verilir.

Can boğazdan geldiği gibi boğazdan da gider misali. Dil iki damak ve dudak arasında saklı, boşuna mı? Lüzum ettiğinde iyide kullan, yoksa yerinde dursun! Altın mı değerli gümüş mü?

Parmak uçları ile konuşuyoruz artık. Elin ayağın konuşacağı yaptıklarını söyleyeceği günün ne demek olduğu daha iyi anlaşılıyor bugün.

Teknolojiyi böyle okumak ahret inancını kuvvetlendiği gibi kerametin, mucizenin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

İlk emir konuş değil okudur; düşünmeğe değmez mi?

"Sükût cahilin örtüsü, arifin süsüdür" demekle ne güzel demişler. Yine de beyan insana verilmiş büyük bir nimet; nimet yerinde kullanılırsa nimet, yerinde kullanılmazsa nikmete dönüş, zarar verir.

Her nimetin bir nikmet yönü vardır vesselam.