Bekaya intikal

Hüseyin Eren 19 Mart 2019 Salı, 07:00

Düşman kendini Yeni Zelanda'da gösterdi İstanbul'a, Ayasofya'ya dil uzattı ve düşündürdü; evet "beka" sorunumuz var.

Bizi "İstanbul" "Ayasofya" olarak biliyorlar, "müze" demiyorlar "minare" diyorlar; ne diye aslı hüviyetini "camiye" kavuşturmayız Ayasofya'yı. Hem de Fatih'in çok ağır vasiyetini bile bile.

Ayasofya müze kaldıkça beka sorunumuz olacaktır, çünkü o fetih sembolüdür. Mimar Sinan ona minare yapmakla fethi taçlaştırmıştır; şimdi ise buruktur Ayasofya, İstanbul, Anadolu, gönül coğrafyası...

Bu meselenin bir yönü...

Otomatik silahla camideki insanları kurşun yağdıran cani; yaptığı fille tetiği her dokunuşta sonsuz kere kendini öldürüyor, bekasını sonlandırıyordu.

Ayasofya'ya, İstanbul'a dil uzatanlar bilsin ki "Ulubatlı Hasanlar" ölmedi, surlarda nöbet tutuyor. Delili mi? Dipdiri Ömer Halisdemir'ler, ölmemiş 15 Temmuz şehitleri...

Kosova'da savaş alanında gezinen Murat Hüdavendigar ölümsüzlüğü adımlamaya devam ediyor, Balkanlar'ın "İslam Yurdu" olduğunu şehadetiyle haykırıyor.

Ey İngiliz asıllı cani ve caniler topluluğu, bizi Çanakkale'den bilirsiniz; boğazın suları şehadet akıyor, kara şehid kokuyor.

Beyaz elbisesini giymiş Alpaslan Anadolu sathında geziniyor elan, yine Hasanül Harakani Kars'ta nöbete devam ediyor.

Sinan sadece Ayasofya'ya minare yapmadı, Süleymaniye ile yürüdü, Selimiye ile meydan okudu ve Ayasofya'yı geçti.

Bilir misin İstanbul'un fetih hamuru Bursa'da karıldı; Emir Sultan, Eşrefoğlu Rumi daha niceleri ve Ankara'nın manevi temeli ve dinamiği Hacı Bayram Veli ile... Ankara'yı, Anadolu'yu ayakta tutan da O ruhtur.

Şairin dediği gibi biz ölülerimizle beraber yaşarız, hatta bir ölür bin diriliriz.

49 kişiyi öldürmekle kalplerde ve ruhlarda yaptığı dirilişi bilseydin o cürmü işlemezdin. Yanlış hesap; her şey matematik değildir, hayat maddeden ibaret değildir.

İnsanın bu dünyada beka diye bir derdi vardır; beka söndürülemez bir insan duygusudur, Ezeli ve Ebedi olan Yaratıcı ona bu duyguyu vermiştir. Lokman Hekim bulmuş mudur o ab-ı hayatı bilinmez.

Beka ölüm hendeğinin ötesindedir.

"Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli; ebedi yurdumun üstünde inlemeli" diyen Akif, günde beş vakit beka seslenişinin ehemmiyetini hatırlatmıştır.

Alpaslan'la Anadolu kapılarından girmiş, Osmanlı ile orta Avrupa'ya kadar gitmiş, sonrasında Anadolu'ya sıkışmışız; kim demiş beka problemimiz yok diye.

Dünyanın beka problemi, insanın beka problemi var.

Şehitlikle bekaya intikal eden tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.