Be Hey, Be Hey! 

Hüseyin Eren 25 Temmuz 2017 Salı, 09:01


Önce sesi kısılmak istendi ezanın, sonrasında Cuma namazı engellendi; yetmedi kilit vurma cesareti bile gösterildi Kubbetüs Sahra'nın. 
Şerif Kudüs hüzün ağlamalar akşamında. Endülüs olmamak için ağlıyor. Asker yığınına kafa tutan çocuklar istikbali görüyor; istiklalini hepten vermek istemiyor. 
Onlar sadece çocuk değil; Selahaddin soylu Eyyubi asiller, Kudüs'ün bekçileri, ümmetin muhafızları. Zengilerin cengi bitmedi, Selahaddinler son sözü söylemedi. Günler döner, anlar akar; hesaplar tutarken tutmaz olur, sebepler lehte iken aleyhe döner.
Kozasından çıkan kelebekler ordusu kasırgaya dönüşür; suyu sele çevirir, toprağı alt üst eder, ateşi harlatır; yeryüzü zalim pisliklerinden temizlenir; bir anda, bir günde, bir ayda, bir yılda!
Selahaddin de çocuktu. 55 yaşında vefat ettiğinde geride hür bir Kudüs bıraktı. Kahramanlar ölmez; yeni kahramanlar olarak dirilir.
Nabukadnezar veya Titüs değildi O. Bu iki ismin ne olduğunu çok iyi bilir bugün Kubbetüs Saharayı kilit vurmak isteyen insan katilleri. Düşmanına bile adalet gösteren fazilet timsali insandı Eyyubi Selahaddin.
Yavuz ne Selim insandı; ne çok hizmet etti bu beldeye. Osmanlı son hadde kadar buranın şerefi için savaştı. Kudüs düştü, dünyaya ateş düştü; Ortadoğu hala yanıyor!
Hz Ömer savaşsız aldı bu şehri. Şart koştu Hıristiyan Papazlar; buraya hiçbir Yahudi sokmayacaksınız. Bu şarta uyuldu, Kudüs rahat uyudu!
Abdülhamit Han Filistin'de para ile toprak isteyen Siyonistlere net hayır dedi ve dediğinin arkasında durdu.        
 Terörizmi devlet haline getirenler bugün Kudüs'ün harimine el uzatıyor. 
Dünya uyuyor; dünya zaten uyuyor! 2 milyara yaklaşan Müslümanlar siz ne yapıyorsunuz? Daha neyin olmasını bekliyorsunuz? 
Cehalet, itilaf, zaruret kamçıları sanat, marifet, ittifaka dönüşmedi hala, dönüşmeyecek mi? Kubbe çöküp sahra yıkıldıktan sonra mı olacak bütün bunlar?
Be hey. Be hey...
Son karakolun Aziz evlatları yükün ağırlığı sizde. Hepimizde, her birimizde... Her birimizin yapacağı bir şeyler var; o bir şeyler kelebek ordusuna dönüştüğünde Hz Ömer'in, Selahaddin'in, Yavuz'un, Abdülhamit'in, Filistin şehitlerinin ruhu şad olur.
Duvara dönüp ağlamak değil; bir şeyler yapmak zamanı. O bir şeyleri herkes kendi bulacak; kendi Kudüs'ünü ve Kudüs'ü esaretten kurtaracak.