Ayasofya'nın hakiki açılışı

Hüseyin Eren 28 Temmuz 2020 Salı, 06:30

Yaklaşık yüzyıllık yanlıştan dönüldü Cami-i kebir aslına döndü, Ayasofya coşkun bir kalabalıkla açıldı. Kılıçla hutbeye çıkılmasından rahatsız olanlar neden rahatsız olur anlaşılır değil; sanki dünyada barış var da tek bozan bu ülke!

Fitne tohumlarını eken ardında iki tarafa silah satan dünyaya hâkim hegomanya birden barış havarisi kesildi! Ülkeleri demokrasi ihracı diye işgal edenlerin nasıl bir talan ettiklerini gördük; barışmış!

Osmanlının geri gelmesiymiş! Osmanlı gitmedi ki geri gelsin; kök olarak hep yaşadı; yenileşerek yeniden baharı bekliyor sadece!

Ayasofya'nın açılmasıyla oluşan sinerji, moral motivasyon; son yıllardaki sıçramayı daha geniş bir alanda daha da hızlandırır umudu büyüdü iç dünyalarda; umut olmasa ne olur; o umut bu toprakları yurt yaptı, umut giderse yurtta gider!

Kılıç olmadan barış olur mu? Bugünkü dünya gerçekliği bunun ap açık delili değil mi?

Ne demişler "Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-u salah". İçte terör, dışta taşeron terörist devletlerin saldırıları; sözün doğruluğunu bir kez daha tasdik ediyor.

Çoğulcu yaşantının örnekliğini uzun zaman gösteren Osmanlıyı bugünkü demokrasi geçemedi; kendilerine demokratlar, ötekiler hep "öteki"; ağızda lakırdı demokrasi, barış; içi dolmamış cilalı cümleler, süslü sözler öte değil bütün bunlar.

Bir de dâhilde görünüp de gerçekliği saptıranlar daha tehlikeli; öyle sinsi yaklaşıyorlar ki sanki doğru söylüyorlar izlenimi bırakıyorlar zihinlerde. Ayık bir zihin, diri bir kalp olmadan ve araştırmadan onları fark etmek zor.

Fetihler doğumlar gibi hep zor olmuştur; sırada Kudüs doğumu var, sonrası devam eden fetihler ve dünya barışı.

Cenge hazır olmak hemen cenge çıkmak anlamına gelmez; saldırgan düşmana gözdağı vermek için hazır beklemek de barış ameliyesidir.

Eğitimde kültürde de aslına dönmeyi bekleyen nice şeyler var; yeni dersimiz bu olsa gerek; Ayasofya'nın hakiki açılışı da bu dersleri geçtikten sonra olacak vesselam.