Ayasofya'nın açılmasına ne kaldı?

Hüseyin Eren 12 Temmuz 2016 Salı, 09:20

Bayramlar bayramlığına yitirirken, insan seli adeta sahillere vurdu. Sel olup akan; değerlerimiz, kültürel ögelerimiz, manevi kıymetlerimiz, bizi biz yapan köklerimiz, bizi bize götürecek inançlarımız. Erozyonun farkında mıyız?

Geniş yollar, demiryolu ağı, hava alanları, tüp geçitler, alt geçitler, üst geçitler; evet, nereye gidiyoruz?

Klimalı metrolar, otobüsler; ihtiyarlar ayakta; nereye gittiğimiz belli değil mi? Cahillik diyemeyeceğim, okumuş çocuklar, okuyan çocuklar; kim ne okutuyor onları? Bu nesil kimin eseri?

AVM'lerde ne satılıyor, vitrinleri süsleyen ne? Büyüklerin ellerinden öpülürdü, küçüklerin gözlerinden; kimin neyi öptüğü ortada, saklı sır yok, mahremiyet yok. Aşk ne ki? Tene indirgenmiş bir mezat mı?

Tezat nesilde mi suç? Suçlu ayağa kalk dense kaç kişi oturur yerinde? Toplum, ülke, ilkeler, ülküler nereye gidiyor? Hangi dünyanın insanıyız, hangi medeniyete mensup milletiz?

Akıl kazanmak derdinde, kazandığı ile üstün olmak kederinde, varlığını tüketmeye bağlı sanmakta; kalp ne yapsın; mabetler mahzun, Ayasofya keder içinde, ihtiyarlar üzgün, büyükler endişe içinde...

Bir yanda binalar büyüyor, yollar genişliyor, krediler açılıyor, kartların limiti artıyor, reklam ayartısı, taksit kandırması tam gaz devam ediyor. Bayram gelse de tatile gitsek!

Ramazan kime geldi ve gitti? Bayram uğramayan evler; harabe viraneler, yıkık yürekler!

Sahi AB bizi alır mı? O almasa da biz onu çoktan aldık! Hem de iki yüzyıl önce.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen materyalizme direnen ülke bu ülke, bu toprağın insanı, Anadolu karşı duruşu.

Modernizim Anadolu sahillerini vurup dursa da dalgaların yıkamadığı değerlerimiz var, kale zarar gördü, görüyor; kök sağlam ve direniyor. Ümit veren bir nesil yetişiyor, Ayasofya'yı çarmıha gerilmekten kurtaracak bir nesil, İstanbul'u yeniden fethedecek bir nesil.

Sahiller dolu olsa da şehirler boş değil, kalp evini bekleyen bekçiler var; teröre diz çöktüren, hainleri dize getiren, komploları kıran, küresel oyunları bozan... Otobüste yer yeren gençler, hürmet besleyen, merhamet büyüten gençlik...

Var olun, sağ olun, var kalın...

Gönül sahilleri sevgi denizinden besleniyor bu gençliğin, şefkat akıntıları herkesi kucaklıyor, düşmanına bile adalet diliyor.

Yedi düvele başka nasıl karşı koyuyoruz, bugünkü Çanakkale direnci nereden geliyor sanıyorsunuz? Dün batıda bugün doğuda, bütün şehirlerde, bütün yönlerde direnen bu gençlik yaşla alakalı bir gençlik değil; yüreği genç, ruhu diri olan her yaş insan bu gençliğin içinde.

Evet, bir yanımız endişe içinde, bir yanımız da ümit çağlayanı. Bu iki nehir birlikte akıyorsa korkuya mahal yok; kalbimiz, neslimiz, ülkemiz, geleceğimiz güvende inşaallah.

Ayasofya'nın açılmasına şunun şurasında ne kaldı? O gün bayram ola...