Aşk kebaba galip geldi

Hüseyin Eren 15 Ekim 2019 Salı, 07:30

Kişi sevdiğine benzer ve güzel şeyler yapan güzelleşir ve gençleşir.

Gürlek'i dinledikten sonra zihnime düşen ve kalbime dokunan bu iki şey oldu; iyi de oldu.

Güzel şeyler bunlar.

"Edebi Şehir Bursa" da güzel şeyler oluyor.

Bir şehri, bir insanı, bir fikri mefkureyi seviyorsanız bir şekilde ona yaklaşıyor, onunla ilgili kişilerle tanışıyor, onlarla teşrik-i mesai ediyorsunuz bir zaman sonra.

Her ne kadar tarihimizde ayaklı kütüphaneleri anlatsa da Dursun Gürlek böylesi bir öğreti bıraktı bende.

Kültürel olarak doyduğunuz şehre benziyorsunuz bir müddet sonra; Gürlek'in şahsında bunu yeniden müşahede ettim ve anladım Dursun Bey kendisi de biraz ayaklı kütüphane!

Hafızasının sağlamlığı, gençliği; güzel insanlarla güzel şeyler yapmasından olsa gerek!

"Düşünen Şehir Bursa" da "Aşk" konusunu anlattı Ekrem Demirli, ama bildiğimiz gibi değil; felsefi derinlikli ve biraz sıra dışı.

Beklenti varsa o gerçek sevgi ve aşk değildir; bunu örneklendirerek irdeledi Demirli.

Günlük hayattan çarpıcı cümlelerle perçinlediği konuyu Mesnevi 'den dizelerle açıklık getirdi.

Mevlana bildiğimizden öte bir insan; az olan insanlardan.

Platon da az bir insan değil!

Günlük hayatta "Aşk" ne anlama geldiği, ne durumda olduğumuzu gösteriyor.

Tayyare Kültür Merkezine girerken gözüm Kebapçı kuyruğuna takıldı, hafif tebessüm ettim kendimce. Salona girdiğimde doluluğu görünce; aşkın kebaba galip geldiğini gördüm, teselli buldum yine de.

Hangi aşk?

Tene kebap ettiğimiz aşk mı, hakiki aşk mı?

Gürlek ve Demirli dinlendikten sonra biraz olsun anlaşıldı sevgi ve aşk!

Evet aşk kebaba galip geldi!