Anı öldüren haz

Hüseyin Eren 12 Eylül 2017 Salı, 08:39

Kısa seyahat bile sıhhat sebebi. Bir yanın yorulurken bir yanın diriliyor. Yeni insan yüzleri görmek, dostlarla vefalaşmak, arkadaşlıkları pekiştirmek; ruha zindelik, kalbe ferahlık veriyor...
Bir yerde devamlı durmanın gaflet sebebi olduğu seyahat sonrası zinde zihinle daha iyi anlaşılıyor. Geçicilik, zamanın akışkanlığı, anı kayganlığı, ihtirasın yersizliği görülüyor, düşünülüyor; melal akşam süzülünce, güneş gruba düşünce, dağlar sükûn sulara dökülünce...
 Kısa günde ne çok hatıra hatırlanıyor, ne çok hatıra biriktiriliyor "an" ın alnında. Uzun zamandır görmediğin dosta sürpriz yapmak, onun alel acele hazırlık yapması, sık sık hayret ve memnuniyetini belirtmesi...
Evet, hayat gizem ve sırrını aniden serpiştiriveriyor. O heyecan hayatı çeşnileştiriyor, cilvelendiriyor. Rüya üstü derinlik; bir günün kısa sergüzeşti.
Şehrin görünmesi gerçeklik, daha şehir görünmeden uzayıp giden trafik gerçekliğin aşılması zor duvarı! Rüya peşinde koşan şehir kaçkınlarının dönüş çilesi!
Şehir yuva. 
Zamanı döndürmek, makarayı geri sarmak yok. Varda bir defa yanşıyor. İlerisi meçhul. O müphem ve belirsizlik ebedi zannettiriyor. Gelecek yine rüya!
An kabrinde başka nasıl yaşanılır? Bunca mihnete, minnete nasıl katlanılır? Trafikten ekonomiye, ülke siyasetinden dünya siyasetine, dünyada hüküm süren savaşlara, çatışmalara...
Arakan, Kudüs, Gazze... daha sayalım mı?
Arakan'lı çocuk rüya görmedikten, Kudüslü genç Mescid-i Aksa'da ibadet edemedikten sonra dünyanın dönüyor olması rüyanın hep böyle devam edeceği anlamına gelmez. 
Günler döndürülür, gün olur zalimlerin defterleri dürülür.
An alnında bunun nice şahitlikleri asılı durur.
Tatil düşündürmez sadece anı öldüren haz verir. Seyahat geriye götürür, ileriye taşır, anda derinleştirir.
Böylesi seyahat sıhhattir, bir günü bile çok günlerdir.
Sıhhatli seyahatler dileklerimle...