Açık üniversite!

Hüseyin Eren 09 Haziran 2020 Salı, 07:30

Güzel bir mekânda dostlarla sohbet etmek kadar belki de fazlası yürüyerek sohbeti sürdürmek; bir adım sonrası konuşmanın akışı değişmesi, samimi seyri; bedene sıhhat olduğu gibi ruha da sıhhat. Dertleri bölüşmek, sevinçleri çoğaltmak, umutları büyütmek; yüz yüze, göz göze, gönül gönüle olur.

Sanal âlem, adı "sosyal medya" buna hiçbir zaman yetişmez. Sahici olan sanala sığmayacak kadar gerçektir çünkü.

Gerçeklerden neden kaçar olduk?

Sözüm senetti; senedi adı var mı şimdi? O senedin yerini kredi kartı aldı, banka aldı; giden "güvendi". Yenidünyanın yeni sığınağı da "sanal âlem" oldu.

Dünya avuç içinde dönüyor; soğuk ve yalnız. Kalabalık ama mesafeli; hele bir de şimdi "sosyal mesafe" çıktı; cami safları ayrışık, otobüsler, metrolar ayrışık.

Öyle dünyaya böyle hastalık; tesadüf mü?

Hayatta şu ana kadar tesadüfe tesadüf edilmedi hatta kâinatın ilk yaratışından beri. Hakikat böyle söylüyor, değişken ilim de bunun aksini ispat edemedi henüz. Arızalı kafaların arızalı bakış ve yorumları ilim değil laf gevezeliği, cerbeze zevzekliği! Sözümüz sahici ilime değil arızalı zihniyete.

Dün Vahye duymamak için kulaklarını tıkayanlar bugün aynı şeyi başka şekilde allayarak pulluya yapıyor!

Evet sohbet. Hakikat üzere sohbet, gündelik çözümler için sohbet, anlık akış seyrini ölçmek için sohbet, nereden geldik nereye gidiyoruz sorusunu cevap aramak için sohbet, çocuğun eğitim durumunu konuşmak için sohbet, birbirinin güzel tavır ve halleriyle hâllenmek için sohbet...

Arada çay molası yürüyüşe ve sohbete devam. Akıllı telefonlar çalmıyor değil bu esnada; birisi bir şey paylaşıyor, bir şeyden haberdar ediyor; artık bu da bir gerçeklik.

Yaşadığımız dünyada sanal ve samimiyet bir arada; sıkıntı dengeyi kuramamakta; sanal samimiyete destek verir sadece, öne geçerse gerçeklik dengesi bozulur.

Önüne bakıp yürüyenler, gerçeklikten kopmuş kalabalıkların yalnız yürüyüşü değil mi?

Çokça sohbet ve yürüyüş, azca sanal; hayatı baharı, sağlığı görmek ve o görüşle hayatı hakikatle şekillendirmek...

Tufan sonrası; tufan öncesi gibi yaşarsak ne anlamı kalır onca sıkıntıyı çekmenin. Öğretimin tatili, devresi olur fakat eğitimin hele kendinin eğitmenin tatili yoktur, hesabı vardır "iki günü eşit saymamak".

Sohbeti yürüyerek sürdürmek "ikili eğitim", açık üniversite!