Acı göç

Hüseyin Eren 30 Temmuz 2019 Salı, 07:30

Bir defasında bir beyanda bulunmuştu Bursa'da önemli marka sahibi zengin biri; " Balkanlardan geldiğimizde çocuktum, bize göçmen deyip küçük görüyorlardı. Çok çalıştım çok şeyler kazandım, şimdi mutluyum" gibisinden sözlerle sürdürdü konuşmasını.

Cemil Meriç ailesi ile birlikte Hayat'a göç ettiğinde ona da benzer davranıyorlar daha ilkokulda. O kitaplardan dünya kuruyor kendine; o dünyada gelişiyor büyüyor, bugün o dünyaya düşünen çok insan ziyaret ediyor.

Biri maddi zengin, diğeri fikri zengin; ikisi de çok şeyler kattı, katıyor bu ülkeye, bu topraklara. Bunun gibi yüzlerce örnek var. Göçen bulunduğu yerde tutunmak, yurt edine bilmek, var olmak, var kalmak için yerli sayılana göre daha çok çalışıyor, daha özverili oluyorlar.

Malumunuz tarihte milletler göçü var, hangi millet yerli ki bu dünyada? Hem insan bu dünyaya nereden gelmiş ve nereye gidecek; misafir olmayan var mı?

Çarlık Rusya yıkıldığında ve SSCB çöktüğünde kuzeyden göç alıyoruz, batıdan balkanlardan hep göç aldık, doğudan da öyle, şimdi güneyden alıyoruz; Suriye en yakın misafir kapımız. Bu coğrafya hep alıcı olmuş. Avrupa Yahudileri yakarken Osmanlı onları da kabul etmiş, misafir etmiş. Hakperest Yahudiler bunu iyi bilir.

Birkaç milyon Suriyeli misafirimiz, belki de büyük bir kısmı kalıcı olacaklar. Bir kısım insanımız onlara ön yargılı, hatta karşı, hatta nefret derecesinde bu karşılıkları. Gelenlerin içinde zararı dokunanlar da var, hepsi de öyle değil; hepsini aynı kefeye koymak haksızlık.

İçlerinden belki bir değil birkaç Cemil Meriç çıkacak, ülke ekonomisine katkı da bulunan çok kimseler olacak, Üniversitelerde sayıları artan öğretim üyeleri ilimde daha da ileriye taşıyacak bu ülkeyi. Onuru olanlar böyle davranacak; hangi millette onursuz yok ki, arî bir ırk var mı bu dünyada, bugünün küresel dünyasında homojen bir ülke var mı?

ABD hangi milletten?

Öfke ile karşıtlık yakın kaybediştir, uzak ufukta göçler hep göç edilen yeri kalkındırmıştır. Millet olarak düşenin yanında olmuşuz, o hasletimize halel getirmek isteyenler bu seciyemizin uzağındadır. Bugün görülen olumsuzluk uzak olmayan zamanda kazanım olacağı aşikârdır; mazlumun duasını almak gibi güç var mıdır?

Hem milli ve insani seciyelerini kaybediş kendinden göç değil midir? Bilinmez karanlıklara göç, acı bir kayboluşla kaybolan göç...

Not:  Son zamanlarda artan "Suriyeli" karşıtlığına binaen daha önce yazdığım yazıyı tekrar yayınlıyorum.