Bu bir ayrılık değil

Hasan Karabulut 27 Kasım 2020 Cuma, 07:30

Kaderini yaşar ya insanlar.

Hayat bazen sürükler bizi bizim istediğimiz veya istemediğimiz mecralara.

Düzlükte hızlanıp yokuşlarda yoruluruz.

Hayatın içerisinde yoğruluruz.

Yunus Emre misali 'hamken pişeriz.'

Keşke hayatımızda 'bu kapıya eğri odun yakışmaz' sözünü de emsal alabilsek kendimize.

Yorulduğumuzda koşabilsek.

Israrla iyilikten, doğruluktan, hak ve adaletten faydalıdan yana tavrımızı koyabilsek.

Mücadelemizi versek, Allah'ın takdiri ile başarabilsek.

O zaman belki de bulunduğu yere değer katanlardan olabileceğiz kanımca.

Tercih meselesi tabi ki!

Karnın tok iken açların halinden anlayabilmek. Ekonomik zenginliğin varken fakirin canı çıkmadan gönlün olmak. Yetimin başını okşamayı gündemine alabilmek. Kendin için istediğini tüm insanlık için isteyebilmek. Kullanımına sunulan imkanların daha önce de başkalarına sunulduğunu akledebilmek. Her platformda 'hak var hesap var' sözünü hatırlayabilmek.

Ne güzel özellikler bunlar!

Daha da güzelleştirebilmek dünyayı belki de bizim elimizde.

Kullanım kılavuzumuza uygun yaşayabilmek.

Gelecekteki nesillere mirasımızın olması, ardımızdan iyi insan olduğumuza dair şahitlik yapacak kimseler bulunması.

Özetle dünya hali ya hallerimiz.

Bir müddet orada bir müddet burada bulunmamız irademizle verdiğimiz karar ve Allah'ın takdiri.

Her başlangıcın bir sonu var elbet.

Bursa kadim bir şehir.

Bursa Payitaht.

Hüdavendigar.

Mutlu doğduğumuz, mutlu yaşadığımız, belki de mutlu göç edeceğimiz coğrafya.

Kaderimiz!

Kaderimiz bizi yönlendirir, irademizle kararımızı veririz ve yaşamımızı sürdürürüz.

İyi ki isabetli, bir karar vermişim ve Bursa Hayat sayfalarında, ailede yer almışım.

İyi ki gönül vermiş gönül almışım. (inşallah öyle düşünüyorum)

Sahip olduğumuz bir zenginliği elde ettiğimizde, dostlarımız iyi günde elimizden çıkarmamızı temenni ederler.

Bizim de böyle bir durumumuz söz konusu oldu.

Benim için değerine paha biçemeyeceğim ailemden ayrılma vaktim geldi.

Bursa Hayat Ailesi'ndeki son günüm, son yazım.

Ama ailem benim, her daim ailem.

Eski dostlarıma yenilerini kattığım ailem.

Uzaklarda olmayacağım, çok yakınlarınızda ve ailenin bir ferdi olmaya devam edeceğim.

Hiç beceremediğim vedamı nasıl yapacağımı düşünürken, doğaçlama dökülen yazımla veda ediyorum.

Benim için iyi bir gelişme olduğu için veda söz konusu.

Bir evladın askere, üniversiteye gitmesi gibi değerlendirin bu vedayı.

Benim hakkım kat be kat helal olsun sizden de helallik diliyorum.

Allah'a emanetsiniz.