Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ödev no: 2

Yazının Giriş Tarihi: 01.07.2022 07:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.06.2022 01:03

Taptaze ödevlerle herkese merhaba. Geçen hafta sorumluluk kazanma ve yeni oyunlar geliştirme üzerinde durmuş bu yazın ödevlerini çocuklara değil siz değerli velilerimize vermeye başlamıştık. Bu hafta ödevlerimize kitap okuma ve kitap okuma alışkanlığı ile devam ediyoruz. Evet, bu hafta kitap okuma alışkanlığı kazanmak için adım atıyoruz. Yanlış anlamayın çocuklar değil, sizler alışkanlık kazanıyorsunuz. Neydi o nam-ı diğer atasözümüz;

‘’Armut dibine düşer.’’

Bizim çocuklarda beş metre geriye ya da beş metre ileriye düşmüyorlar, tam olarak ağacın altına düşüyorlar. O halde ilk iş o ağacı güzelleştirmeli değil mi? Önce kendimiz kazanacağız, önce kendimiz okuyacağız ki çocuklar düştüğü yerde gördüğünü yapsın. Çocuklar her zaman sizlerin küçük birer yansımasıdır. O yüzdendir ki kendimizin yapmadığı herhangi bir şey için çocuğu suçlayamayız.

Buraya kadar anlaştığımızı düşünüyorum. Gelelim ödeve, bu yaz için en az üç dünya klasiği okuyoruz. Hazır kitap okumaktan bahsederken bir parantez açsam iyi olacak. Çocukların birer elektronik eşya olmadığı konusunda hemfikiriz. Çocukların kullanım kılavuzu niteliğinde yazılmış sözüm ona çocuk büyütme rehberlerinden biraz kaçsak fena olmaz sanki. Her birey tek ve biricikken genellemelere dayalı bir kılavuz edinip uymaya çalışmak bana mutfak robotunun kullanma kılavuzuna bakarak tüm elektronik aletlerde işe yaramasını beklemek gibi geliyor. Bahsettiğim kitaplar çok değerli öğretmenlerimizin yazmış olduğu kitaplar değil elbette. Sözüm ona yazarlarımızın canları sıkılınca yazdıkları kitaplar. ‘’Ay çocuğa hayır demeyin. Yok, evet de demeyin. Vay çocuğa her istediğini yapmayın. Yok, vazgeçtim bazılarını yapın.’’ Parantezi biraz daha kapatmazsam konumuz bizim alışkanlığımızdan çıkıp çocuk kullanma kılavuzlarına siteme dönüşecek.

Gelelim sizlere üç öneri kitaba, eğer okumadıysanız ben çok sevdim.

İlk önerim; bir tiyatro eseri, Sophokles’ten ‘’Kral Oidipus’’. Kral Oidipus, bir İran eseri olanŞehname’de bahsi geçen Rüstem ile Sührab’ınhikayesini anımsatıyor bana. Kültürler birbirlerinden ne denli uzak olursa olsun insan yaşamanın ortak paydasıdır.

İkinci önerim ise; JackLondon’dan ‘’Deniz Kurdu’’.

Deniz Kurdu’ndan küçük bir kesit,

‘’Soluk alıp vermesini sağlayan tek şey, kendi yaşamının yazgısını kendi ellerinde tutuşu ve büyük anlaşmazlıklarda onu korumak için mücadele edişiydi.’’

Son önerim; Charles Dickencs’tan ‘’İki Şehrin Hikâyesi’’ Okuduğumda bana, gücün aslında insanı büyüleyen en kuvvetli zehir olduğunu hissettirmişti.

Önerilerimizi de tamamladığımıza göre bu yazı boş geçirmiyor, çocuklarımızla okuyor, oynuyor ve tatilin galibi biz oluyoruz.

Bana da öneriler de bulunmak isterseniz ‘’gizemtoker105@gmail.com’’ çok memnun olurum.

O halde hepimize iyi okumalar dilerim.