Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Minimalizmin gölgesinde

Yazının Giriş Tarihi: 04.11.2021 07:30

Son yıllarda görüyorum ki minimal bakış açısı hayatımıza girdi. Üstelik sadeleşme adı altında bizi daha çok tüketim çılgınlığına iten bir anlayış. Ev dekorasyonundan, giyim tekstiline kadar birçok alanda bu terim ile karşılaşabilirsiniz.

Peki minimal ne demek?

Minimal kelimesi, değişken bir niceliğin inebileceği en alt sınır, asgari anlamı taşımakta. Yani herhangi bir konuda yeterli olan diyebiliriz.

Günümüz dünyasında zamana yetişebilmek adına hız kurbanı olan  hayat tarzımız da nasibini alıyor elbet. Kullandığımız her eşyanın daha pratik ve tabi ki daha tasarruflu olmasını istemekteyiz. Bu isteği çok normal buluyorum. Ancak her eylemin asıl amacına göre yapılmasından yanayım.

Sadeleşmek, ihtiyaç kadarını edinmek ilkesinden yola çıkmamış mıydı? Evinde ve ya kullandığın her eşyada, hatta yaşam şeklinde müsriflikten kaçınarak, abartıya kaçmamak değil mi?

Minimalizm ise yaşamın her köşesinde sadeliği yansıtabilmektir. Sadece eşya olarak değil, fikri olarak da, ruhsal olarak da sadeleşebilmektir. Yani bu anlayış, evinizi kum bejine boyatmaktan çok daha fazlası.

Estetiğe dayalı her alanın, belirli bir dönem ilgi görüp adına moda denilen ;fakat her gün yenilenen tercihleri doğar. Peki biz bu tercihleri gerçekten istediğimiz için mi yapıyoruz?  Yoksa kültürel popülariteye hizmet etmek için mi?

Bunun ile beraber görüyorum ki hayatını sadeleştirme, minimal bir yaşam sürdürme kararı alan birisi, evinin dekorasyonunu fahiş fiyatlar ile yeniliyor. Piyasada minimal renkler, minimal giysiler, hatta minimal kokular çıktı.

Bu karar ile kendi özümüze dönüp daha duru ve sakin bir hayat sürdürmek yerine daha çok gösterişi mi amaç ediniyoruz acaba? Bana göre bu anlayış biçimi daha fazla suistimal edilmemeli. Tasarrufa yönelten bu bakış açısı daha fazla hasar görmemeli. Asıl özü kavranılan her şey, hayatta daha anlamlı cereyan eder.

Seçimlerinize kendinizi bile kandıracak kılıflar geçirmediğiniz, gerçekten kendinizi yaşadığınız bir hayat dilerim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere... Farkındalıkla kalın...