Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Dinleme sanatı

Yazının Giriş Tarihi: 11.11.2021 07:30

"Konuştuğun zaman sadece bildiklerini tekrar edersin; ama dinlersen, yeni şeyler öğrenebilirsin." der Dalai Lama.

Hepimizin ustalaştığı, bu alanda üstüme kimseyi tanımam dediği, kendine daha bir fazla güvendiği konular vardır elbet. Bu süreçte edinilen bilgiler, alınan öğretiler bizi biz yapan yegâne unsurlar.

Peki, sizce duymak ile dinlemek aynı şey midir?

Her birimizin hayat değirmeninde öğüttüğü kendine has bir bilgi birikimi var. Fakat bu birikim yeterli mi sizce? Ben öğreneceğimi öğrendim, göreceğimi gördüm, fazlasına gerek yok anlayışı, şimdi herkes beni dinlesin kibri, bizi olaylara başka bir gözle de bakabilmeye oldukça engel oluyor.
Kendimizi anlatmaya o kadar hevesliyiz ki, karşımızdakinin sedasının en ufak bir nağmesi değmiyor bazen kulağımıza. Çünkü o sıra aslında kendimizle meşgulüz. Konuştuğumuz kişi ile bir iletişim sağlamamaktayız. O anki tek gayemiz, ne kadar çok bildiğimizi, ne kadar bilgili olduğumuzu ispatlamak.

Aslında bir nevi kendimizle olan kavgamız bizi bu kadar sağır yapmakta. Bu oldukça gürültülü dünyada duyulmak istiyoruz. Evet. Fakat bunu sürekli konuşarak, sıra bana gelsin, beni dinlesinler diye zaman kollayarak başaramayız.

Sağlıklı bir iletişimde kişilerin kendisini doğru ifade edebilmesinin yanında dinlemeyi bilmesi de bir o kadar önemli. Zira güzel ve doğru konuşmak nasıl ki bir sanatsa, doğru ve etkili dinlemek de ayrı bir sanat.
Çevremiz ile yaptığımız sohbetlerde o eslere ne kadar çok şans tanırsak gerçekten, tam layığıyla dinlemiş oluruz. Gerçekten sohbet etmiş olur ve ben bu durumu hiç böyle düşünmemiştim, bir yolu daha varmış meğer gibi bize hayret uyandıran; fakat başka gözle de bakabildiğimiz durumları keşfederiz.
Yenilenmek, öğrenmek, kendimizin sesinden başka sesler de duymak istiyorsak, önce dinlemeyi bilmeliyiz.

Sevgili okurlarım, dinlemeye her zaman olduğundan daha fazla zaman ayırdığınız bir hafta diliyorum. Çünkü bizi konuşmak, yazmak kadar dinlemek de kurtaracak.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere... Hoşça kalın...