Beyin sisini ortadan kaldırmanın yolları

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 03 Mart 2020 Salı, 07:30

Hedefimiz aktif olan sempatik sistemimizin yerini parasempatik sistemin almasını sağlamak olmalıdır. Öncelikle işlenmiş ve paketlenmiş, yoğun şeker içeren yiyecekleri terk edin. Ancak bu noktada şunu uyarmakta fayda var ki doğal karbohidratları tümü ile sıfırlamayın, yakınmalarınız artabilir. Sıfır karbohidrat almanın serotonin seviyesini düşürüp size mutsuz ve stresli hale getirir. Doğal şekeri meyve ve sebzelerden mutlaka almalısınız. Meyve ve sebzeler hem doğal şeker içerdikleri için hem de antioksidanlara sahip olduğu için bu anlamda değerlidir.

Düşük yağlı az proteinli diyetlerin zararlı olduğunu hatırlatayım. Sağlıklı omega 6 ve omega 3 kaynakları (ceviz, çiğ badem, çiğ fındık, avokado, yüzey balıkları...) almalısınız. Beyin yapısı için yağın önemli olduğunu unutmayalım.

Kafein, depresyon ilaçları hastaların bir kısmında iyi gelirken bazısını daha da kötüleştirmektedir. Düşük doz propranolol isimli ilaç yakınmaları büyük ölçüde azaltmakta ancak kafa karışıklığını tam azaltmamaktadır.

Vücudun minik ordusunu oluşturan, son yıllarda çokça konuşulan flavanoidlerin nöropsikiyatrik ve nöron yıkımı ile giden hastalıkların tedavisinde potansiyeli keşfedilmiştir. Flavanoidler içinde özellikle luteolin, quercetin antioksidan, beyindeki ilthabi reaksiyonu giderici (mikroglia aktivitesini azaltıcı), beyin ve hafızayı koruyucudur. Domateste bulunan likopen, çayda bulunan kateşinler havuç ve mangoda bulunan betakaroten, üzümdeki resveratrol, kiraz, çilek ve böğürtlendeki antosiyaninleraynı zamanda vitaminlerden daha güçlü cilt gençleştiricileridir.

Yeterli su ve tuz almanın yakınmaları büyük ölçüde azalttığı görülmüştür. Beyin sisi bulunan hastalarda uzanmak semptomları artırırken ayakta durmak azaltmaktadır. Aniden başlanarak yapılan yoğun egzersiz hastaları kötüleştirirken düzenli aerobik programları iyi gelmektedir.

Beyin sisi bulunan kişilerde parasempatik sistemin sempatik sistemin yerine öne çıkarılması önemlidir. Yukarıda bahsettiğim gibi vagus parasempatik sistemin en önemli parçasıdır. Parasempatik sistemi aktive etmek için bu sinirin uyarılması bugün tedaviye dirençli epilepsi ve depresyon tedavisinde kullanılmaktadır. Vagus siniri içimizdeki doktor olarak bilinir, vücuttaki en uzun sinirdir ve pek çok dalı vardır. Bu dallardan birisi dış kulak yolunun 1/3 kısmına gelmektedir. Dünya halleri sitesinde yayınlanan bir habere göre bu bilgiyi kullanan Nervana adlı bir teknoloji firması mutluluk üreten kulaklık üretmiş. Kulaklıklar normalde olduğu gibi kulağa müziğin sesini iletecek ancak aynı zamanda kulaklığa entegre bir cihaz, kulak kanalınızdan içeriye düşük enerjili elektrik sinyalleri göndererek vagus sinirini uyaracak ve parasempatik sistem aktive olacak.

Akapunktur, yoga, meditasyon, namaz, derin nefes alıp verme egzersizleri parasempatik sistemi harekete geçirmenin diğer doğal yollarıdır. Örneğin abdest alınırken dış kulak yoluna ıslak parmakları sokmak muhtemelen vagusu uyarıyordur.  Gün içinde yapacağınız derin nefes alıp verme egzersizleri vagusunfrenik sinirini uyarmaktadır. Gördüğünüz gibi her birinin bir anlamı var. Öncelikle ruhumuza iyi bakıp, sinir sistemimizi parasempatikte tutup, beslenme düzenimizde de bol sebze ve meyveleri dahil etmemizle beraber düşünme, algılama kapasitenizde daha güzel sonuçlarla karşılaşacağınıza inanıyorum