Dr. Hatice Kösecik 22 Temmuz 2021 Perşembe, 06:00

 Dijital çağ ve çocuklarımız.

Korona, kayıplar,  salgın ve insanlarımız.

Her türlü bağımlılık, madde, uygunsuz içerik, oyun ve diğerleri...

  Aileler, bıkkın, çocuklar söz dinlemez, büyükler isyanda,

 Kim bilir ki belki de insan nisyanda.

  İnsan unutandır. Kelime olarak 'unutan' anlamındadır. Acıyı yaşarsınız, şoku görürsünüz, bittim dersiniz. Aradan bir kaç gün geçince acılar geride kalır, üzerine sis tabakası gelir. Hatta eskisi gibi gülersin bile ve şaşırırsın kendine...

   Nasıl olur ki?

   Gerçek anlamda unutandır insan.

   Geçen günlerde bir hastam aynen şöyle dedi; "Hayatımda küfür söz söylemeyen ben, öyle bir aileye düştüm ki herkes birbirine bağırıyor, küfür ediyor, sövüyor ve sonra hiçbir şey olmamış gibi gülüyor.

   Ve ben unutup hemen devam edemiyorum. Sonra da suratım asık diye bana kızıyorlar.

   Onlar unutuyor doktor hanım fakat ben unutamam. Yendiğim küfürleri unutmuyorum.

Hiç mi unutmuyorsunuz? Bir düşünün bakalım?

Üzerinden belki bir hafta değil üç hafta geçince unutmaya yol alırsınız. Bir düşünün bakalım.

 Aynen öyle oluyor işte, hiç unutmam dediğini gün gelip hafızanın derinliklerine gömüyorsun. Ve eğer yıllar içinde o anıdan, o acıdan gelen duyguları yerine yerleştiremediyse kişi gün gelir hatıralar meydana çıkıverir. Ve işte o zaman kişi ruhsal anlamda sağlam değilse hastalanır.

İnsan unutur. Doğrudur. Fakat zamanı gelince hatıralar gün yüzüne çıkınca, o anki hissiyatla yaşanır tekrar. Aynen acıyı tekrar tekrar yaşayıp yine beynimizin kapalı kutularına geri göndeririz.  Bu döngü devam eder gider.

İşte bu nedenle küçükken ne yaşarsa insan olumlu ya da olumsuz,  büyüyünce de onların etkisinde hareket edebilir.

Bir çocuğun ilk yedi yaşında anne babasıyla kurduğu ilişkiye "ilk nesne ilişkileri" adı verilir.

Bu dönemde anne, baba ve diğer yakınlık kurulan insanlar ile olan ilişkiler çocuğun yetişkinlikteki davranışlarını belirleyecektir.

İlk 7 yaşta anne baba ve çevreyle olan ilişkiler ne kadar sağlıklıysa yetişkinlikte diğer insanlarla kurulan  ilişkiler de bir o kadar sağlıklı olacaktır.

Çocukluk döneminde yaşanan kötü anıların duygusal yükü daha fazladır ve ileriki hayatında zorlandığı zamanlarda yavaş yavaş bilince gelmeye başlar. Çocukluk travmaları tekrar canlanır.

İlla da travma denince çok büyük acılar, taciz, tecavüz, inanılmaz derecede ağır duygular akla gelmemelidir. Bazen dışarıdan bakıldığında olumlu gibi görünen duygular da bunu deneyimleyen için olumsuz olabilir. Ve bu da bazen olumlu duygular olsa bile travma sebebi olabilir. Neden mi?

İnsan olduğumuz için...

Şimdi günümüze baktığımızda bağımlılık ve her türlüsü özellikle çocuklar ve gençlerde son safhada.

Küçücükler fakat porno bağımlısı olarak da geliyorlar tedavi için.

Ya da büyümüş evlenmiş fakat eşinin haberi yok, söyleyememiş eşine. Özde iyi insan olmaya çok gayret ediyor, kadın ya da erkek olsun fark etmiyor. Ne şikayetle geldiniz bize  diye sorunca; öfke patlaması, eşe, çocuklara tahammülsüzlük ve bağımlılık ortaya  çıkıyor. Görünen çok farklı altta yatan çok başka. Uygunsuz içerik bağımlısı...

Eeee, bu çocuklar zamanında hep mi travma gördü?

Bu yetişkinler hep mi acı yaşadı da bu haldeler derseniz?

Hani insan ilk 7 yaşta iyi ilişkiler içindiyse ileride de öyle olur dediniz derseniz, bakıyorum ki geçmişlerine ve yaşam öykülerine hep bir duygu karmaşası var. Hep bir değersizlik hissi, beğenilmemek korkusu. Kaygı. Korku, öfke, yetersizlik hissi var,

Yani bir gerçek var ortada. İletişimi etkili yapamayan işlevsel olmayan aileler var.

Olayın farkında olmayan babalar var.

Yükü çok ağır geldiği için sürekli söylenen anneler var.

Tüm travmayı olduğu gibi çocuğuna aktaran yetişkinler var.

Çocuk kalbi her daim dayanmaz ki, gün olur patlak verir.

Sevgiyi doğru ifade edemeyen bizler, büyük küçük tüm insanlar sorumluyuz u durumdan.

 Ve bugün bayram. İnsan tüm yaşananlara rağmen unutmaya meyillidir. Biliyorum, yaşıyorum, deneyimliyorum.

İnsan sevmeye çok ihtiyaç duyuyor. Sevilmek istiyor. Değerli olduğunu hissetmek istiyor.

Sevelim, seviyoruz diyelim. İfade etmekte zorlanmayalım.

Bayram vesile olsun bizlere. Her ne yaşadıysak yaşayalım,

İnsan olduğumuzu hatırlayalım.

Ne biz kimseden incinelim. Ne de incitelim.

 Bayramınız kutlu olsun, muhabbetle...