Zeytinin yağı bir meyve suyudur

Dr. Feza Şen 03 Mayıs 2017 Çarşamba, 09:04

Zeytin ağacı (Oleaeuropea) narin bir ağaç olup ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür.  Mitoloji ve botanikte adı da "ölümsüz ağaçtır."

Zeytin ağacı için en verimli ortam yazları sıcak, kışları ise ılıman geçen iklimlerdir. Zeytin ağacı ışığı, güneşi ve 15 derece üstündeki sıcaklığı sever. Zeytin ağacı genellikle rakımı düşük coğrafyalarda yetişir. Yapraklar mükemmel bir düzen içinde dalın iki tarafından karşılıklı olarak çıkar. Ortalama 40 - 50 cm. genişliğindeki gövde çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Ağaç yaşlanınca yumrulardan gelişen yeni uçlar gövdeyi tazeler. Ortalama boyu 4 - 10 m olan zeytin ağacı bir yıl bol, bir yıl az ürün verir. Nisan ile haziran aylarında çiçek verir.  Yeşil zeytinler Ağustos ayı sonunda Kasım ayı başına kadar olan süre içinde olgunlaşır.

Zeytin ağacının meyvesinden üretilen zeytinyağı, herhangi bir kimyasal işlem olmadan meyvenin kendisinden direkt olarak üretebilen, katkı maddesi içermeyen tek yağ olma özelliğini taşıyor. Yeşilimsi, sarımtırak sıvı bir yağdır. Zeytinyağının kendisi ve üretim şekli nedeniyle sağlıkla ilgili faydaları hatırı sayılır düzeyde çoktur. Ayçiçeği, soya, pamuk çekirdeği, mısırözü gibi bitkisel yağlardan farkı da, doğal yollardan üretilmesidir.

ZEYTİNYAĞI; ASLINDA BİR MEYVE SUYUDUR:

Çünkü etli zeytin meyvesinin, çekirdeğiyle birlikte sıkılır. Zeytinin, ezilen ve parçalanan hücreleri; patlayarak, yağını dışarı verir. Taze sıkılmış portakal ya da vişne suyu gibi, çiğ ve saftır.

ZEYTİNYAĞININ KİMYASAL YAPISI;

Doymuş yağ asitleri(%15), çoklu doymamış yağ asitleri(%15) ve temel olarak da, tekli doymamış yağ asitlerinden (%70) oluşur. Zeytinyağının, yağ asidi bileşiminin ana özelliği; tekli doymamış asit düzeyinin, yüksek olmasıdır. Bu ise beslenme ilkelerine uygun ve beslenme açısından, dengeli bir bileşimdir.

Zeytinyağında, tekli doymamış yağ asitlerinden oleik asidin, çok yüksek nispetlerde bulunduğu bilinmektedir. Oleik asit kanser yapıcı bazı genleri durdurma özelliğine sahip olup ayrıca dokuların yaşlanmasını önlediği için sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrıdır.

Zeytinyağına, kendine has lezzetini veren birçok bileşenlerin başında fenolik bileşikler gelir. Fenolik bileşikler, aynı zamanda, sebzelerde de bulunur ve serbest radikallerin engellenmesinde önemli bir rol oynayan antioksidan özelliğe sahiptir. Fenolik bileşiklerin aynı zamanda iltihap kurutucu ve kanamayı durdurucu etkileri de vardır. Zeytinyağı zengin içeriği ile kolesterol metabolizmasını düzenleyerek kalp sağlığını olumlu yönde etkiliyor, cilt sağlığını koruyor ve vücutta birçok süreci düzenleyen hormonların öncüsü olarak görev alıyor.

ÜLKEMİZDE ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİ VE KULLANIMI:

Dünya zeytin üretiminde Türkiye; İspanyadan sonra ikini sırada olmasına rağmen, Türkiye; zeytinyağı üretiminde ise Yunanistan, Suriye, Tunus ve Fas'ın ardından 5'inci sırada yer alıyor.

Zeytinyağı tüketiminde ise; Yunanistan'da kişi başına 21 kg zeytinyağı tüketilirken, İtalya'da 11,5 kg, İspanya'da 13 kg, Tunus'ta 8 kg tüketim yapılıyor. Buna karşılık Türkiye'de ise yıllık kişi başına zeytinyağı tüketimi sadece 2,1 kg civarındadır.

Görüyorsunuz ki ülke olarak sağlıklı yağ olan zeytinyağını gerektiği kadar tüketmiyoruz.

Haftaya da sizler için "Zeytinyağının üretim şekli zeytinyağının kalitesine etki eder, hangi zeytinyağları kullanmalıyız..." diye bakacağız konumuza...

Sağlıklı günler...