Yemek Yerken Sosyalleşiyoruz... 

Dr. Feza Şen 26 Temmuz 2017 Çarşamba, 09:31

"Diyet Yapmalısınız" diyenlere kızıyorum, çünkü onlar bizi anlamıyorlar...
"Bizler tabağında yemek bıraktığı için kızılarak büyütülen çocuklarız..."
Çünkü ben yemek yemeyi sevenlerdenim, yemek yediğimde mutlu oluyorum. 

Bizim ülkemizde bireyler severek diyet yapmıyor, "diyet yapmalısınız" denildiğinde canları sıkılıyor ve en çok sevdiği oyuncağı elinden alınan çocuğun ruh haline bürünüyor... 
Sanırım biz Türklere ve kadınlara özgü bir olay yemek yerken, sosyalleşmek...
Çünkü bizler "yiyerek, sosyalleşiyoruz..." Çünkü bizler sadece "yemek, yemek" için yemiyoruz...

Sabahları simit sohbetlerimiz var,
Canımız sıkıldığında tatlıları arıyoruz, 
Hadi bir kahve içip sohbet edelim diyoruz,  
Komşum; kek yapıp getirdim sende bir çay koyda iki lafın belini kıralım diyenler var,
Sosyal medyada yediğimizi, içtiğimizi deşifre eder olduk.
Pazar kahvaltıları en çok yaptığımız ritüellerden...
Ailenin bir araya toplandığı zamandır, akşam yemeği.
Görüyoruz ki sosyalleşirken kullandığımız en önemli araçtır; yemek.

Nedir "yemek" diye bir baktınız mı hiç... 
Yemek; karın doyurmaktan öte bir keyif işidir. 
En sevdiğimiz işlemdir; yemeğe çıkmak...
Çünkü yemek bizim için bir kaçış yolu, bir psikoterapi seansıdır... 
Bir paydostur yemek,  ara vermek ve düşünmek için moladır yemek...
Aklımızdan geçenleri sevdiklerimizle müzakere etmektir yemek...
Yemek; aile, dostlar, arkadaşlar için sorun çözme platformudur.
Farklı anlamlardır yemek, hele de sevdiğinle yeniyorsa, masada mumlarda varsa...
Romantik bir ortamda yenilen bir yemek; paylaşılan bir duygu deneyimidir aslında...
Evdeki kavganın mutlu sonudur yemek...
Kötü günün güzel bir geceye dönüşüdür yemek...
Sınıf atlamaktır yemek; Steak House, Fish Restaurant, Brasserie' da ise...
Damak zevkidir; yemek.
Beğenidir yemek; "hoş anlar için yemede yanında yat" deriz.
Özetle; kendini iyi hissetmektir yemek...
Fındık, fıstık, kuru üzüm yerken gördüğümüz arkadaşımıza hemen takılırız "Hayrola, randevun mu var"

Yemek bizim toplumda bir sağlık ölçüsüdür;
"Yemeden içmeden kesildi..." diyerek izledi bizi anneannelerimiz...
"Can boğazdan gelir..." diyerek doyurdu bizi annelerimiz...
"Aç gezmekten tok ölmek iyidir..." diyerek hırslarımızı törpüledi ebeveynlerimiz...

Yediğimiz yiyecek, beraber yediğimiz kişi ve kişiler; kişiliğimizin ve kültürümüzün yansımasıdır.
Ayrıca toplumlar; yemeklere farklı anlamlar yükleyebiliyorlar... 
Bazı yiyeceklerin romantik duyguları artırdığına veya doğurganlıkla ilişkili olduğuna dair söylemler var... 
Bazı uzmanlar; "en çok yeşil yapraklı sebzelerde ve kuru baklagillerde bulunan B vitaminlerinin" doğurganlığı arttırdığına dikkat çekiyor...
Bazıları da  "muz, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler; karaciğer, yumurta, ton balığı ve yoğurt gibi gıdalar kaliteli sperm üretimi için çok gerekli" diyorlar.
Yeni bebeği olan annelere ne varsa yediririz " sütünü artırsın" diye...

Sosyalleşmek için aradığımız farklı hobilerin içinde de yemek var... 
Bağ bozumlarına, şarap tadımı gezilerine katılıyoruz...
Günümüzde yeme-içme kursları gittikçe daha da popüler hale geliyor. 

Seçilen yemeğe yüklenen anlamlar vardır, hatta o yemek ortamı iyi gittiyse o yiyeceği totem yapar şans getirdiğine inanırız. Şansa ihtiyacımız olduğu anlarda da o yiyeceği öncelikleriz.

Fakat sağlıklı olmak istiyorsak; öncelikle duygusal dalgalanmalarımızın tercümanı yemek olmamalıdır.
Yemeklere anlamlar yükleyelim...
Ama sadece ve sadece yemek ortamında beslenirken yediklerimizin miktarına, türüne dikkat edelim...  Ne yediğimizi bilelim.
Öncelikle vücudumuzu ayakta tutmak ve sağlıklı olmak için yemek zorundayız. 
Neler sağlıklı ise onları yiyelim...

Doktorunuz tarafından teşhis edilmiş bir hastalığınız olmadığı sürece  "Diyet" yapamasak ta
"Sağlıklı Beslenelim"... Sosyalleşmek için yerken sağlıklı sofralarınız olsun... 
Bilinçli yiyelim, sağlıklı yiyecekleri tercih edelim, gerektiği kadar yiyelim. 
Diyet yapın diyenler;  sizler "aç mı geziyorsunuz"... "Bizlerde sağlıklı beslenme" bilincini geliştirin.
Diyet yapanlara sağlık profesyoneli olarak kahvaltılarda "meyveli mısır gevrekleri" önermeyin...