Yaşamı tıbbileştirmeyin...

Dr. Feza Şen 09 Ağustos 2017 Çarşamba, 09:38

Hekim olarak önerim; yaşamınızı tıbbileştirmeyin, günlük hayatınızın içinde yerli yersiz sağlık bilgileri bulunmasın, sağlığınızı doğru yerden alın ve bu işe gereksiz para harcamayın...

Haber kanallarında ana haberlerde en az bir ve üzerinde sağlık haberi olması,  günlük gazetelerde mutlaka tam sayfa sağlık köşelerinin yer alması, internet deki sayısız sağlık bilgisi karşısında hiç düşündünüz mü?
"Sağlığınızı doğru yerden mi alıyorsunuz..." 
"Yoksa sağlıklı olmak adına ciddi paralar mı harcıyorsunuz..." 
"Sağlıklı olmak adına aldığınız öneriler ne kadar doğru..."

Sağlıkta 2003 yılından bu yana devam eden sağlıktaki reform çalışmaları da her gün büyüyen boyutta bir özel sağlık sektörü yaratıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu, doktorlar, hastaneler, laboratuvarlar, check-uplar, özel sağlık sigortaları, ilaç sektörü, tıbbi malzeme firmaları, sağlıklı yaşam sektörü derken oluşan bu yapı ister istemez ticari çıkarlarla ve sağlığınızla yakından ilişkili. 

Geçmişte doğal olan, sağlıksızlık kabul edilmeyen doğum, menopoz, yaşlılığa bağlı ölümler günümüzde sağlık pazarındaki ciddi gelir kalemleri oldu.

Doğum ayrı bir sektör... Doğum koçluğu, Doğum odasının süslenmesi, doğum fotoğrafçıları, sezeryan sonrasında ameliyathaneden yapılan selfieler, doğumhanede verilen pozlar derken ekonomik olarak ciddi büyüklükteki bir pazardan bahsediyoruz... 
Oysa anne ve babalarımızın bir kısmını tarlada çalışırken annesi; tarla ortamında doğurmuş ve çokta sağlıklı doğumlar olmuş...  
"Günümüzde değişen nedir" diye düşündünüz mü?
Yoksa özel doğum olanakları ile doğum yapmak; sağlık dışında kendini iyi hissetme, prestijli görme, sınıf atlama durumumu... Doğum eylemindeki tek önemli nokta anne olmanız, gerisi doğal bir olay...

Yaşlılığa bağlı ölümlerde; evinde uyurken yatağında gerçekleşen ölümler azaldı, birçok yaşlı yoğun bakıma yatırılıyor. Yakınları günlerce hastane koridorlarında bekliyor ama nafile... Gün geldiyse tıpta kifayetsiz kalıyor ve yaşlı büyüklerimizi rahmetli olarak yoğun bakım ünitelerinin kapılarında teslim alıyoruz...

Gelişen tıp ile yaşam süremiz uzuyor, ölüm yaşımız büyüyor. Ama gündelik yaşamdaki sağlık sorunlarımızın bu kadar ticarileştirilmesini de bu kadar doğru bulmuyorum.

Doğum, menopoz bu pazarlardan vicdanlı olanı... Birde kanser ve kanserden korunma pazarı var ki aktarlardan çıkamaz olduk... Hangi dağda yeni bir ot çıksa ertesi gün ordayız neye iyi geliyor diye?

Sağlığın ticarileşmesi ile  "yaşamı tıbbileştiriyoruz"... 
"Yaşamın tıbbileşmesi" nedir sorusunu Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi olan Dr. Deniz Sezgin "bedenlerimizin sağlık başlığı altında denetlenmesinin sağlanması" olarak tanımlıyor.

Yaşamı tıbbileştirdiğimiz güncel eğilimlerden biride; bireysel manada sağlıklı yaşamın önemi...  
Hep beraber sağlıklı yaşamın peşinden koşuyoruz...  
Herkeste kucak dolusu kulaktan dolma sağlık bilgisi... Ve herkes birbirine sağlık öğütleri veriyor... 
Geline noktada "otların gücü, kırk yıllık hekimlik bilgisinin önüne geçmeye çalışıyor..."
Buraya kadar her şey güzel de;
"Bu bilgiler ne kadar doğru" ve 
"Sizin bu bilgilere ne kadar ihtiyacınız var"  ve 
"Soruları cevaplayan ne kadar ehil" 
Bizler ise işte bu sorularının cevabını bilmeden her sağlık öğüdünü kullanıyorsunuz. 

Sonrasında şekillenen toplum ise ilginç:
Güneşlenmeyi bırakıp D vitamini içmekten medet uman, 
Şeker yer gibi depresyon ilacı kullanan, 
Şişmanlıyorum diye diyet listeleri ile yollarda gezen bireyleriz. 
Ama ne boğazımızı tutabiliyoruz ne de yanımızdaki ile iletişim kurmaya çaba gösteriyoruz.

Bu kadar çok; sağlık profesyonelleri, ilaç firmaları ve estetik sektörünün etkisinde kalanlardansanız hekim olarak diyorum ki size yapılacak çok şey yok. Varın harcayın paranızı...

Sağlık konusunda; sağlık politikalarındaki düzenlemeleri,  sağlık bilimindeki gelişmeleri, çevrenin sağlık koşullarındaki iyileşmeyi ve bu husustaki bilimsel çalışmaları bir kenara atıp ta medya doktoru olmayın... 
Hatırlayın atasözlerini "Yarım kasap maldan, yarım hekim candan eder"
Ve unutmayın sağlığınızı danıştığınız kişi ne kadar ehil...