Teşekkürler Sağlık Bakanlığı, früktoza dikkat çektiğin için...

Dr. Feza Şen 21 Mart 2018 Çarşamba, 06:42

Sağlık açısından zararlı olduğu bilinen Nişasta Bazlı Şeker hususunda Sağlık Bakanlığının 12.03. 2018 tarihli "Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) Sağlığa Etkileri" Hakkındaki Güncellenmiş Bilim Kurulu Raporu yayınladı. Rapor içeriğinde sağlık açısından Nişasta Bazlı Şeker ile Şekerin içeriğinde bulunan Früktoza dikkat çekildi. Ve raporun ardından yapılan kanuni düzenleme ile de 4634 sayılı Şeker Kanunu 3. maddesinde yer alan Nişasta Bazlı Şeker kotası ülkemizde % 10 iken % 5'e düşürüldü.

Früktoz meyve şekeridir aslında. Meyvelerde bulunur. Aşırı tüketiminde früktoz; karaciğere geldiği zaman, karaciğer vücudun şeker olarak kullanabilmesi için bu früktozu yeterince hızlı işleyemez. Bunun yerine früktozdan yağ oluşumuna başlayarak bunu trigliserit formunda kana karıştırır. Ve çeşitli hastalıklara da kapı aralar.

Sağlık Bakanlığı; "Nişasta Bazlı Şekerlerin Sağlığa Etkileri" raporunda Früktoz hususunu ve Nişasta Bazlı Şekerlerin zararlı etkilerini açıkladı. Bu rapora göre;

Früktoz; haz veren tüketimi arttırır mı?

Früktoz glikoza göre daha tatlıdır ve beyinde iştah artırıcı hedonik (haz veren) yolakları uyaran etkisi olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır.

Früktozlu ürünlerin tüketimi özellikle bebeklik ve çocukluk yaşlarında damak tadının şekerli ürünler doğrultusunda gelişmesini kolaylaştırmaktadır.

Öyleyse çocuklarımıza şekerlemeler verirken iyi düşünelim...

Nişasta Bazlı Şeker ve Früktoz,  Karaciğer Yağlanmasına neden olur mu?

Früktozun karaciğer içindeki metabolizması da şekerden (glikozdan) farklıdır.

Früktozun yıkımı glikozdan daha hızlıdır ve hızla yağ asitlerine dönüşmektedir. Bu durumun KC yağlanması, fibrosis ve siroz gelişebildiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

Tatlı yerken iyi düşünelim, tatlı deyip hemen yemeğe koyulmayalım...

Früktozun Bağırsak Florasına ve Gut Hastalığına etkisi:

Früktozun barsak florası ve mikrobiyatası değişikliğine neden olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır.

Früktoz, glikozdan farklı olarak kanda ürik asit artışına da neden olmakta, gut hastalığını tetikleyebilmekte ya da var olanları şiddetlendirmektedir.

Dikkat; pancar şekeri ile yapılmayan tatlıları tüketmemeye özen gösterelim...

Yüksek Früktoz kullanımının vücuda diğer etkileri:

Früktoz içeriği % 55 ve üzeri olan mısır şurupları daha tatlı oldukları için Şekerli ve Nişasta Bazlı Şeker içeren besinlerin aşırı tüketilmesine sebep olur ve sonucunda;

Gereğinden çok yeme davranışı,

İnsülin direnci gelişmesi ve obezite,

Diyabet, kalp damar hastalıkları ve eşlik eden hastalıklara yol açtığı yönünde çalışmalar bulunmaktadır. Ayrıca;

Çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), yüksek şeker alımının ve yüksek şeker içeren gıdaları kullanımının kilo artışına etki edebileceğini vurgulamıştır.

Ayrıca Avrupa Birliği tarafından da; sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve özellikle gıda endüstrisinde şeker miktarını azaltma yolunda reformülasyon (yeniden düzenleme) yapılması önerilmektedir.

Sağlık Bakanlığının "Nişasta Bazlı Şekerin Etkileri" raporunun sonuçları dikkat çekicidir....

Rapora göre;

"Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması,

Nişasta Bazlı Şeker ve Şeker sübvansiyonların ve bu ürünlerin vergilendirilmesi gibi hususların gözden geçirilmesi,

Halkımızdaki bilgilendirme ve farkındalık girişimlerine önem verilmesi,

Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde  "şeker", "glikoz şurubu", "yüksek früktoz mısır şurubu", "invert şeker" vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,

Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek früktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,

Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi," önerilmekte olup

"Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliğinin sağlanması gerekmektedir." Denilmektedir..

Hekim olarak önemli sonuçlar içeren bu raporu önemsiyor ve koruyucu hekimlik faaliyeti olarak daha çok kişiye ulaşmasını arzu ediyorum... Teşekkürler Sağlık Bakanlığı...